Fotoğrafım
Okuduklarım... Dinlediklerim... İzlediklerim... Aklıma takılanlar...

6 Mart 2017 Pazartesi

Pentagram'a 30 yaş mektupları


Pentagram 30 yaşında...

Aslında otuzunu çoktan geride bıraktı. 

Doğum gününde Akustik adındaki özel bir albümle geldi grup. Cümbür cemaat çalıp söyledikleri, dinleyene kişisel tarihini de fısıldayan bir proje albüm bu.

Benim tarihimde Moda'daki "olaylı" konserle başlayan yolculuk, bu albüm öncesinde Motto Müzik'teki Noktalı Virgül programım için yaptığım sohbete kadar uzuyor. Neler neler yaşanmadı ki bu süreçte. 

Lafı uzatmadan Noktalı Virgül - Pentagram bölümünün linkini şuraya ekleyivereyim. İzlemek isterseniz bir tık uzağınızda...

Bu yazıda Pentagram güzellemesi yapmayacağım. Ama onu da bir ara uzun uzun yazmak lazım. 

Bu yazıda programdaki mektupları paylaşacağım. Nedir o mektuplar? Pentagram'ın dostu bazı isimler, bu programa özel mektuplar-sorular yolladılar bana. Ben de grup üyelerine okudum-yönelttim. İzleyince göreceksiniz.

O sözler yazılı olarak da Fil Uçuşu tarihine kalsın istedim.



JANSET
Pentagram'ın hayatımdaki yeri bambaşka. Dostlarım olmalarından duyduğum mutluluk ve gururun yanında, Aşk'ın heavy metal halini öğrendim onlardan. Albümlerini ağlamadan dinlediğim pek olmadı. Hüzün var ama içimdeki denizin dalgalanıp coşması mı daha ziyade bu gözyaşlarının sebebi, yoksa adını koyamadığım coşku mu, heyecan mı? İyi ki varlar. Her bir üyesi Pentagram'a ayrı bir lezzet kattı, o yüzden hepsini kendi rengiyle ve katkısıyla seviyorum. İyi ki varlar. Her şey istediklerinden daha güzel olsun! 30 yıl geriye dönüp baktıklarında, kendilerine dair neyi değiştirmek isterlerdi? Keşke var mı keşke... 30 yıl önce anlattıkları şeylerin hala geçerli olması nasıl bir duygu? Beni seviyor musunuz? (Bir de basçılarına hastayım).


CAN GOX
90ların sonlanmasıyla birlikte Pentagram adımlarını daha da büyüttü hatta koşar adım ilerledi... Sorum şudur? Ben Pentagram’ı 300 kişilik orta büyüklükteki barlarda pogo eşliğinde alt alta üst üste dinleyerek büyüdüm. Ancak şimdi Pentagram vites büyüttüğü ve kitlesi de büyüdüğü için festivallerde ve stadyum konserlerinde çalıyor çoğunlukla. 90lardaki o günleri ve nefes almakta bile zorluk çektiğimiz, konser bitiminde 500 kalori verdiğimiz günleri özlüyorlar mı? (Bence özlememelerine imkan yok) Sorumu biraz daha farklılaştıracağım... Acaba Pentagram o günlerin anısına ayni büyüklükteki bir barda Rotten Dogs ile eski tayfasını mutlu etmek için konser düzenler mi? İlk bileti de ben almazsam adam değilim...


BARIŞ AKPOLAT
Grup olmanın avantajları olduğu kadar dezvantajları da var mıdır? Varsa nelerdir? Örneğin prova yaparken eskisi kadar heyecanlanıyorlar mı? Metalci gençlerin enerjisin hala bulmak mümkün mü?


MURAT BAŞDOĞAN (GRİPİN)
1997'de bir arkadaşımın beni Harbiye Açıkhava'da konsere çağırması ile başladı her şey. Sırtımda klasik gitarım. Siyah tişörtüm. Aah ah:) Daha sonra da gidebildiğim tüm konserlerine gittim. " Popçular Dışarı" Discmanimden eksik olmayan albümlerden oldu. O zamanlarda, yani lise yıllarımda müzik konusunda hayaller kurmamı sağlayan, hedeflerimi şekillendiren Türk gruplarındandır kendileri. "Big Fan" olduğum zamanlarda Sinanpaşa'da bir gün grubu çay içerken yakalamıştım. Bir imza için atılıp kendimi onlarla çay içerken bulmuştum. Küçük ahşap taburelerde unutulmaz bir 5 dakika geçirmiştim. Güzel günler:)  Hepsine sevgiler saygılar.


ÖZGÜR CAN ÖNEY (maNga)
Bizdeki makamsal yapıyı batı ve heavy-metal türü içinde en iyi kullanan gruplardan biri Pentagram. Yurtdışına çıkış dönemleri oldu bir ara. MezarKabul. (Son on yılda bu türde birçok grup çıktı, Orphaned Land - İsrail, Myrath- Lübnan) Akustikten sonra böyle bir yurtdışı çıkışı düşünüyorlar mı? Onlar bizim abilerimiz, bir çok ekibe destek oldular, abi oldular. Etkilediler. Onların "abileri" kimler? Kimlerden destek aldılar? Etkilendiler?


HARUN TEKİN
Pentagram, kendi alanları içinde ve dışında sayısız müzik grubuna ve müzisyene ilham ve destek verdi. Belki onlardan önce en eksik olan şeyi yerine getirdiler: tecrübe transferi. Yani, pek çoğumuz onlar sayesinde tekerleği veya ateşi yeniden icat etmek yerine müziğe dair kritik detaylarla uğraşabildik. Grup olarak ve teker teker ne kadar çok şeyi olumlu yönde etkilediklerinin farkındalar mı?


TUNA KİREMİTÇİ
Tasavvufla müzikleri arasında "Bir" şarkısında kurdukları bağ halen devam ediyor mu?


AFŞİN AKIN
Pentagram 'la çok severiz birbirimizi. Yollarımız birçok kere kesişti. Ben PolyGram Int.da çalışırken 'Anatolia'nın çıkış sürecinde gruba ekip olarak destek vermiştik. Avrupa'da ve dünyada tanınmalarını çok istemiş ve elimizden geldiğince büyük plak şirketlerine pazarlama yapmıştık. Pentagram bu memleketin en büyük kültürel değerlerinden birisidir kanımca. Onlara sorabilecek çok şey var tabii ama ben çok basit bir soru sorayım. Grubun bu güne kadar aldığı en tuhaf teklif nedir? Bir proje olabilir ya da ne bileyim bir konser teklifi ya da düet teklifi olabilir vs. (Onlara sevgilerimi de iletirsen çok memnun olurum.)

1 yorum:

Adsız dedi ki...

2007 yılında, Pentagram'ın yirminci yıl konseri Bostancı Gösteri Merkezi'nde yapılacağı gün iş yerimdeki sıkışıklık nedeniyle izin alamamıştım. Haftalar öncesinde başlayan bu karın ağrım konserin iki gün öncesine kadar yuvarlanan kar topu misali artarak devam etti ve sonunda bir çığa dönüştü. Sadece iki gün kala partonum odasına çağırdı ve iş akdimin feshedileceğini bildirdi. İnsan bir işten ayrıldığına, daha doğrusu atıldığına bu kadar sevinir mi? Hemen otobüs biletimi aldım ve o gün konser alanına gelmeden arkadaşlarımla buluştum. Arkadaşlarım bana "Hiç gelemeyeceksin diye çok korkmuştuk" dediler. Normal şartlar altında işten çıkarılan arkadaşa üzülünür fakat benim kardeşlerim (tabii olarak ben de) o büyük günde o özel anlarda bir arada olacağımız için çok sevinmişlerdi. O güzel konseri, o güzel duygu selini ve o güzel günü hayatım boyunca unutamam. Sonrasında müziğimizin verdiği moralle daha iyi bir işe de girmiştim.

Hayatımızın her anında bizimle birlikte olan müziğimizin, yani hayatımızın fon müziğinin (Hicri Bozdağ'ın çok sevdiğim bir cümlesidir) en güzel gruplarından olan Pentagram'ı seviyorum...

Tolga Çamlı