Fotoğrafım
Okuduklarım... Dinlediklerim... İzlediklerim... Aklıma takılanlar...

30 Kasım 2014 Pazar

Not defteri kullanır mısınız?

Kendimi bildim bileli not defteri kullanırım.

Çocukken, babamın yazı yazmak için kullandığı samanlı kağıtlardan payıma düşenleri dörde katlar, düzgünce keser, sonra sırttan zımbalayıp kendime not defterleri yapardım. Eğri büğrü olurdu çoğu zaman. Üstelik zımba iyi tutmaz, sayfalar açılırdı. Durumu gören annem, katladığım kağıtların sırtını dikerek defterlerimi sağlamlaştırmaya başladı. Derken bir gün babam cilt yapmayı öğretti ve ilk ciltli not defterime ulaştım. Kapağı kalın-sert mukavvadan, sayfaları saman kağıdından (açıkçası kullanımı da pek rahat olmayan) defterimle gurur duyuyordum. Bugüne kalmış olmasını isterdim.

O tarihten bugüne kalan defterlerim az sayıda. Dokuz yaşında kullandığım (bir yıl öncesine ait) küçük-kırmızı Ece Ajandası bunlardan biri. Ergen yaşlarımdan sonra kullandığım defterlerin çoğu duruyor ama. Kimilerini okuduğum kitaplara ayırmışım, kimini izlediğim filmlere. Hayatımın iki yılı dışında düzenli günlük tutmamışım. Bunu daha önce Fil Uçuşu'nun "Günden Kalanlar" bölümünde de yazmıştım sanırım.


Nereden aklıma geldi bunlar?

İstanbul Tasarım Bienali'nin gezerken, çoğu "işin" bünyesinde bir defter barındırdığını gördüm. Hatta fütürsitik işlerde sergilenen defterler, bugünden çok dünün havasını yansıtmalarıyla daha çok ilgimi çekti. Dijital ortamların olası egemenliğinden bahsettiğimiz bir devirde, defterlerin varlıklarını sürdürecek olması beni keyiflendiren bir gelecek tasarımı oldu.

Aynı şekilde yılbaşı çılgınlığıyla coşan kırtasiye reyonlarında, hediyelik eşya dükkanlarında da çok sayıda defter-ajanda görüyorum. Moleskine çoktan şehrli insanın ezberine yerleşmiş bir marka oldu örneğin. Bu markanın yabancı rakipleri de var. Ece gibi, Keskin Color gibi gibi kimi markalar da güzel tasarımlarla geliyor. Kısacası şu anda her yaşa, her bütçeye göre defter satılıyor.

İyi ama bu defterleri kim kullanıyor? Yıl boyunca o kadar az insanın elinde ajanda görüyorum ki. Aralık ayında satılan ajandalar, birkaç ay kullanılıp unutuluyor mu? O güzelim defterler sadece birer hediyelik eşya olarak mı alınıyor? O güzelim sayfalara kimler, neler yazıyor?

İflah olmaz bir defter-kalem tutkunu olarak merak ediyor insan…

Dolayısıyla cevap verme inceliği gösterecek herkese soruyorum: Siz, not defteri ya da ajanda kullanır mısınız?


42 yorum:

Mehmet dedi ki...

İş yerlerinde az da olsa "ajanda" kullanılıyor. Bildiğim kadarıyla en yaygın kullanımı Silahlı Kuvvetler'de. Günlük işlerin planlanması, unutulmaması ve ileride yapılacak işlerin not edilmesi amacıyla kullanılıyor çoğunluk. cep telefonlarına ve tabletlere not alabilme olanakları bu durumu değiştirdi. öte yandan "iş" dışında, özel, edebi, günlük notlar için ajanda kullanımı çok çok azınlıkta diye düşünüyorum.

Ezgi dedi ki...

Yazma ve okumayla iç içe olan biri olarak not defteri kullanırım elbette. Günlük tuttuğum defter ayrı, kitap film ve benzeri alıntıları yazmak için ayrı bir defter kullanırım. Bir de gezdiğim yerlerde yazmak için ayrı bir defter tutmaya başladım yakın zamanda. Fakat pek başarılı olamadım onda.

Adsız dedi ki...

Daima yanımda taşıdığım minnacık bir defterim var. Saman kağıtlarında ise düşüncelerimin eğri büğrü yazısı.

İnci D. dedi ki...

Yazmaya kıyamıyorum nedense. Onun yerine bilgisayar ortamında yazıp çiziyorum. Güzel yazamadığımı düşündüğümden olsa gerek :(

Adsız dedi ki...

24 yaşında genç bir kadın olarak aynı duyguları ben de yaşıyorum sizinle.
Düzenli kullandığım not defterlerim var bununla beraber iki yıldır ajanda kullanmaya başladım. Ajandayı daha önce kullanmaya başlamadığım için de pişmanım aynı zamanda:)
Bu defterlerin yaşaması bir yandan iyi bir yandan da kötü. Kötü hissettiren duyguları barındırdığı ve okununca tekrar yaşatıyor olduğu için kötü ama bunun yanında ne kadar yol aldığımı, duygu ve düşüncelerimin ne kadar değiştiğini görmek adına da güzel hissettiriyor. Kitaplardan, hayattan, filmlerden, müzikten, müzisyenlerin ve yazarların hayatlarından aldığım kesitler de cabası. Kitabevlerinde satılan onca defter ve ajanda kimler tarafından alınıyor, kitaplıklarda ne şekilde hayatta kalıyor ben de merak ediyorken, tek tük de olsa o defterlere ve ajandalara hayat veren insanların olduğunu umuyorum ben de.
Sevgiler...

inci ge dedi ki...

Metis'in ajandalarından kullanıyorum ben, hem küçük hem sevimli. o güne dair küçük anektodlar yazmak için bire bir :)

Zafer Karkac dedi ki...

Kendi adıma, ben de tam bir defter - kalem meraklısı olduğumu söyleyebilirim.
Bilgisayar ve tablet (ve hatta akıllı telefonlar) sayesinde bazı not alma alışkanlıklarım değişse de hiç biri defter kalem ikilisinin yerini tutmuyor.
Konuya göre defter tercihlerim farklılık gösteriyor. Ajandalar ise bana gün sınırlaması getiriyormuş gibi geliyor.

Kitapçı Kedisi dedi ki...

Evet evet evet, not defterlerini çok severim ve not almayı da, her daim elimin altındadır not defterim. Moleskine'cilerden değil, Keskin Color kullananlardanım. Ece Ajandası ise vazgeçilmezlerimden! Sn. Kopan, sizinle aynı frekansta olmak harika!

nzltnsk dedi ki...

Merhaba Yekta Bey,
Bu sorduğunuz soru benim candamarım sanırım biri sorsada anlatsam keşke dediğim bişey hatta.. Kendimi bildim bileli günlük tutan bir insanım öncelikle onu belirtmek isterim.Not defteri konusu ise benim için tam bir tutku sanırım kendime göre kategorilere ayırdığım birçok not defterim var en çok gurur duyduğum sanırım okuduğum kitaplarla ilgili olan defterim çünkü çok emek veriyorum onun için kendimce , ikinci sırada scrapbook um gelir ki o benim için çok özeldir ve sayısı giderek artıyo, bir diğeri izlediğim filmlerle ilgili olan böyle uzuyor gidiyor kısaca tabi bunların yanında hiç kullanmadığım koleksiyon olarak bir köşede bekleyen kısmı var ve gün geçtikçe artıyorlar..sorduğunuz için teşekkürler =)) birilerine içimi dökesin varmış bu konuda galiba..

Adsız dedi ki...

İyi bir not defteri kullanıcısıyım, bazen bir yetmez ikincisine de geçerim. alınacak kitaplar, okunan kitaplar, birileri tarafından tavsiye edilen kitaplar,r gidilecek sergiler, etkinlikler, ayaküstü alınan telefon numaraları, restoran isimleri,akla gelen notlar, özellik arz eden harcamalar, adres tarifleri, yemek reçeteleri.......
D&R'larda noteLook'ukeşfettiğimden bu yana onun defterlerini kullanıyorum. Bu sene seçtiğimin kapağında " Writing is a form of personal freedom -Don Dellilo - arkasında da " to write is to act " yazıyordu. Tavsiye ederim, değişik çizgiler yazılar ve renklerle seçim şansınız var. Nurhan Suerdem

Adsız dedi ki...

Abi ben yazı yazamıyorum, aslında çok güzel şeyler yazıyorum da (sevdiğim insanlar için hissettiklerim gibi...) onları sonra okuyamıyorum. okurken utanıyorum.

Banu Özkan dedi ki...

evet hatta aynı anda üç tane!!! Biri özel notlar; filmler, kitaplar, mekanlar, konserler... Biri iş için yapilacaklar ve notları diğeri de yöneticimle görüştüğümüzde konustuklarimizi yazdığımiz. Not defteri bir dış yansimadir bence; rengi , boyutu hatta kareli mi çizgili.mi yoksa düz mü olduğu bile..

gul dedi ki...

Ben bir ajanda ve not defteri delisiyim. Her yil mutlaka bir siir ajandasi alirim, cunku gune surpriz bir siirle baslamayi severim. Bu yil ayrica Kucuk Prens ajandasi buldum, dayanamayip onu da aldim, ikisini de kullaniyorum. Ayrica cantam minik, degisik not defterleriyle dolu. Uzerinde calistigim her proje icin ayri bir not defteri kullanirim. Not defteri secerken en cok kapagin tasarimina, cinsine bakairm. En sevdiklerim el yapimi, textille kaplanmis olanlar. Onlari bulmak icin el sanatlari sergilerini zevkle gezerim.

Diane dedi ki...

13 yaşımdan beri ajanda son 4 yıldır da ek olarak not defteri kullanıyorumi.. en ürktüğüm şey isw çantamdaki su şişesinin kapağının açık kalması..not defterim ıslanır diye. Bir kere başıma geldi çok panikledim.Tercihen de moleskine'in çizgili special edition'larını kullanıyorum şu anki kaset edition.
ajanda da ise quo vadis okul takvimine uygun olanlar (eylül başlangıç)

Deniz dedi ki...

İş yerimde kullandığım defterim, iş dışında olan hayatımı düzenli tuttuğum ajandam, bir de 9-10 yaşımdan beri dönem dönem yazdığım günlüklerim mevcut. Bir ara akıllı telefonumun takvimini ajanda olarak kullanmayı denedim ama aynı keyfi alamadım.
Ama günümüzde telefon sürekli yanımızda olduğu için, ben çoğu zaman oraya not alıp, sonra ajandama yazıyorum. Belki de bu yüzden sayımız az gözüküyor :)

Sevgiler,
Deniz

buzgorkoy dedi ki...

Ajanda değil ama not defteri kullanıyorum. Gün içinde kuytu bir köşede onunla baş başa kalamayacağımı bildiğimden, çoğunlukla yanıma almıyorum, evde duruyor. Bir müddet kafamda taşıyıp olgunlaştırdığım cümleleri, öykü taslaklarımı daha sonra bu defterlere geçiriyorum. Çoğu yeşermeye hazır tohumlar olarak kağıttan tarlalarda bekliyorlar, umarım bir gün güzel bir bahçem olacak :)

Adsız dedi ki...

not tutanlardan farklı olarak ben de resim çizmek için kullanıyorum bu defterleri, "cool" duruyor millet görünce vaauv diyor falan :) şaka bir yana gün içerisinde aklıma gelen resim ifadelerini bazı motifleri kaydetmek gerekebiliyor, rastgele kağıtlar değil de bir defter bu iş için daha kullanışlı. Akıllı telefonlar bu ihtiyaca yeterince cevap veremiyorlar henüz

Hüseyin Ömer Keskin dedi ki...

Güncel olarak kullandığım 3 farklı not defteri var. Digital ortamlara da kayıt edebilecek olsam, kağıt forma kaydetmek daha hoş geliyor bana. Bu not defterlerine yazmak için kullandığım ayrıca özel kalemim var.

Dilek Eren dedi ki...

Bayılırım. İşyerinde işlerimi takip ettiğim ajandam benim kolum kanadım, çantamdaki not defterim herşeyim, odamda her çekmeceden fırlayan not defterleri ise annemle kavga sebebim:) Benim içimde galiba bir kırtasiye canavarı var :)

Rabia fırat dedi ki...

Gün içinde kullandığım not defterim, sinemaya dair not defterim, seyahat günlüklerim şeklinde adlandırdığım çeşitli not defterleri kullanıyorum. Bu alışkanlığımın çok hayrını görmüşlüğüm var. Mesela Listography adında alışılmışın dışında film, travel, my future, literary şeklinde adlandırılan içinde birbirinden güzel ilüstrasyonların da bulunduğu not defterleriyle tanıştım. Hatta https://listography.com/ sitesinde açabileceğiniz profilinizde de listeler yapıp paylaşabilirsiniz.

Fırat Akdeniz dedi ki...

Açıkçası Yekta bey çokça not defteri ve iki tane -güzel mi güzel- ajandam olmasına rağmen onları kullanmaya kıyamıyorum. Evet, saçma ama ne bilim elim kullanmaya gitmiyor bir türlü. Bazen "hadi ama abartma, kullan yenisini alırsın" diye kendimi ikna etsem de bu sefer de yazarken düzgün yazdım mı diye kasılıyorum. Bu nedenle not defteri ve ajanda yerine işe yaramaz, gelişigüzel kesilmiş kağıt parçacıklarını kullanmayı daha çok seviyorum. Öyle ki yazarken özen göstermediğim için o an ki ruh halimi de az çok hatırlayabiliyorum. Sıkıcı tarih kitaplarındaki boşluklar, roman ve öykü kitaplarının son sayfaları tabi eğer yayın evi lütfedip iki, üç sayfa bize bırakmışsa ve elbet bildiri broşürlerinin arka sayfaları vazgeçilmezlerinden..

Mevlut Murat dedi ki...

Bu yazıdan sonra ben kullanmaya başlıyacağım hayatımda önemli bir eksikliğin farkına vardım teşekkürler..

Öykü Molası dedi ki...

Ben de okumayı çok sevdiğim gibi yazmayı da çok severim. Çeşit çeşit not defterlerim vardır bazılarını da yanımda taşırım. Yeni alınmış not defterinin kapağını açıp kokusunu içine çektikten sonra yazmaya başlamanın keyfi paha biçilemez.

lilly dedi ki...

Bir çok defterim oldu hayatım boyunca. Çocukken, gerçek masallardan fena halde arakladığım( ama bu gerçeği asla kabul etmediğim) hikayeleri, şiirlerimi yazardım. Takıntı gb sevdiğim japon animelerinin karakterlerini çizerdim. Bazı defterlerin ön yüzünü beyaz kağıtla kaplar üzerine ünlü şiirlerden yazardım. İçlerine de beni mutlu eden resimleri yapıştırırdım. Keşke bugünde devam etsem bu etkinliğe. Bir kaç kez günlük tutmayı denedim. Hayatımda sadece bir kere bir yıl günlük tutabilmişim. Onu da günlüğe bir isim vererek, kişiselleştirerek başarmışım. 1 Ocakta tanışıp 31 Aralıkta veda ettiğim bir arkadaşım olmuş. Evin her köşesinden bir yazı çıkıyor. Bazen bunu kim yazmış olabilir diyecek kadar yabancılıyorum onları. Bazen de bir defter mezarlığında yaşıyormuş gibi hissediyorum. Kimisinde bir kaç not, yarına dair gerçekleşmemiş planlar,bir kaç kişiye sitemli sözler, yolculuk günceleri, karalama defterleri, hep yarım kalmış bir çok hikaye...aklıma Feride geliyor. Feride ve günlüğü. Bu gün herhalde, facebook duvarına yazardı sitemlerini. Blog tutardı,herkes öğrenirdi... Defterlerimizi kimin için yazıyoruz? Kim okuyup, kime göndersin diye?? Defterlerimi seviyorum; kaçamadığım benliğimi haykırıyorlar yüzüme. Hep yarım kalmış defterlerimi doldurmaya çalışıyorum artık. Okul zamanlarından kalma yarım defterlerim bile duruyor. Bir gün hepsini tamamlayacağım. Bitirirken size bir sır vermek istiyorum. Bu yazıya onay vermek için okuyacağınızı bilmek beni mutlu ediyor. Onay vermek istemeseniz bile, bir kez de siz beni okuyacaksınız. Gerçekten çok güzel.

Mutlu Keçi dedi ki...

Her yıl mutlaka ajanda alırım. Çok aşırı düzenli kullanamasam da çok faydasını gördüm şimdiye kadar. Bu seneki tercihim de keskin color oldu. Ayrıca uğramışken çok uygun fiyata cici kartpostal aldım bir sürü. Tavsiye ederim. Not defterleri ise en sevdiğim şeylerden biridir. Her konuda ayrı ayrı defterlerim vardır. Sinema, edebiyat, 2014 okunanlar-izlenenler listesi, bloğa yazılacak yazılarla ilgili konulara ilişkin... Blog yazmaya başladığımdan beri günlük tutamıyorum pek. 2015'in başlamasıyla beraber tekrar düzenli bir şekilde günlük tutmak istiyorum. Ama blog yazmak da epey keyifli ve ayrı bir tat veriyor belirtmeden geçemeyeceğim. :)

Demon Games dedi ki...

Ajanda da kullanıyorum, not defteri de.... Yazarak plan yapmak, üzerinden bir yıl geçtikten sonra o yıl neler düşünmüşüm, neleri gerçekleştirmişim, neler hala yapılmamış, hangi sözlerden, kitaplardan, filmlerden, müziklerden , yerlerden etkilenmişim.... Ajandaların ve not defterlerinin insanın kendini tanıması için eşsiz birer hazine olduğunu düşünüyorum.

Mustafa Mert dedi ki...

ben de ajandalara sizin gibi okuduklarımı yazıyorum. Bazen güncel olaylarla ilgili yazıyorum. Aklıma ne eserse artık. Geçen yıl başında başladığım ajanda ile günler hemen hemen atbaşı gidiyor. Daha önceki yıllarda 2-3 yılda bir ajanda kullanıyordum.

Ozge Ekmekcioglu dedi ki...

Defter kullanma alışkanlığım bana babamdan geçti sanırım. Her akşam işten eve gelişinde masasına oturur yaptıklarını büyük bir ciddiyetle yazardı babam. Yaptığı işe, defterine gösterdiği saygı oturuşundan, duruşundan algılanırdı. Babamın defteriyle masa başında olduğu zamanlarda evdeki ahali olarak ona büyük bir sessizlikle eşlik ederdik. Defterlere ben de babam gibi saygı duyarım. Hayatımın yükünü taşırlar benim için. Eskizlerim, yapılacak işlerim, bakkaldan alacaklarım, duygularım, aklıma esen her ne ise işte..Yazdıkça hafiflerim. Bazen utanırım, ya birisinin eline geçerse defterim diye..Bazen kendimi çok komik hissederim her şeyi yazdığım için.. Özünde defterleri severim, hayatımın tanıklarıdır onlar.

Yasemin Ertürk dedi ki...

Kendimi bildim bileli not defterlerim oldu, iş için mutlaka ajanda kullanırım, her gün mutlaka tarih atar ve o gün yapılacak işleri yazarım .
Kİtaplardan beğendiğim sözleri yazdığım defterlerim oldu, Her tülü ajanda , A4 defteri not kağıda 10 sene günlük yazdım . Öykü yazdım, şiir yazdım , mektup yazdım...Defter benim aynamdır.

Yasemin Ertürk dedi ki...

İŞ için kullanırım mutlaka tarih atar günlük işlerimi yazarım, Okuduğum kitaplardan izlediğim filmlerden beğendiğim sözleri yazarım. 10 sene günlük tuttum A4 okul defteri , ajanda , not defteri nereyi boş bulduysam yazdım .Şiir, öykü, mektup .. Defter benim aynamdır.

serpil dedi ki...

1970lerde babamın Varlık dergilerinden beğendiğim şiirleri yazardım bir deftere, sonra okuduğum kitapların listesini yaptığım defterler ve yine kitaplardan dergilerden sevdiğim cümleleri yazdığım defterler, hepsi el yazısıyla.
Bir de gazete yazılarını kesip yapıştırdığım defterler var, o zaman internet yoktu ve sevdiğim yazıları böyle saklardım, bir
nevî arşiv oluştu bu şekilde.
Bu yazınıza gelen tüm yorumlar ne kadar güzel, teşekkürler :)

ebru ulucan dedi ki...

Not defteri kullanmak vazgeçilmez bir tutku... okuduğum yazılarla ilgili yorumlarım, randevularım, gezerken ya da tavsiye üzerine isimlerini öğrendiğim ama satınalmasını ertelemek durumunda olduğum kitap/film/cd isimleri, unutulmayacak dizeler, aile büyüklerinden öğrendiğim yeni Atasözleri.... Kısacası hayatıma dair her şey elimin altında durur her zaman... konu yazı olunca sevmiyorum dijital kayitlari... kalem kağıda değecek, o tatlı hisirti gelecek kulağa.... seneler sonra hafifçe silinen üzeri buğulanan yazıya bakınca o zamanki hislerini düşüncelerini hatırlayıp 'vay be' diyecek, demeli insan....

sevide sağlam türkmen dedi ki...

deftersiz yapamam. özel defterim ayrıdır evde okuduğum kitaplar, okuyacağım kitaplar, izleyeceğim filmler mutlaka defterimde yazılıdır. bir organizasyon yapacağım zaman mutlaka defterime plan yaparım. iş yerinde defterden ziyade not kağıtları kullanıyorum ama onları da düzenlemek için deftere geçişlerini yapmam lazım çok dağıldılar çünkü..

Adsız dedi ki...

Birkaç tane defter birden tutuyorum, biri her daim yanımda olsun diye çantamda, diğeri yazı masamın üzerinde. Her şeyi yazıyorum, almam gereken kitaplar, tekrar tekrar dinlenesi müzikler, unutmamam gereken ufak tefek şeyler, vs. Ayrıca her tür kırtasiye malzemem var, renkli kalemler, çıkrtmalar, silgiler, renkli bantlar, türlü kesiciler ve tükenmezler...

Yeşim ÖZDEN dedi ki...

Yazıya dökmeden hiç birşeyi aklımda tutamıyorum. Kullanılmıiş kağıtlara aldığım notları küçük not defterlerime düzenli bir şekilde geçirip çantamda düzenli olarak taşıyorum :) Ara ara neresine ne yazdığımı hatırlamadığımdan her sayfasını inceleye inceleye geri gönüş yapıyorum.

Benim düşüncem dedi ki...

Her animi not alarak gecirmek isterdim. Sürekli yanımda küçük bir not defteri. Ne geldiyse aklıma hemen yazayim. Öyle olunca da yazar misin sen eleştirilerine maruz kalıyorsunuz. Siz de böyle bir sorun olmayacagi için doya doya yazin Yekta Bey. Bu arada Yekta Bey kadar olmasa da benim de bir seyler karaladigim bir blogum var. Ziyaret etmek isteyenleri beklerim.
Yasamdanyazilar.blogspot.com

O. Bolat dedi ki...

Artık dijitalleştikçe her şey biz de ona ayak uydurmaya başladık, çantamda her zaman taşırım ama son yıllarda dijital not aparatlarını kullanıyorum.

Mehmet Furkan Kocaaslan dedi ki...

Bugün koşa koşa William Shakespeare temalı bir paperblanks aldım ben de. İştahla yazmayı, kenarına köşesine satırlar eklemek istiyorum.

Not defteri alıp düzenli kullananlara da, hevesi geçtikten sonra bir kenarda unutanlara da selam olsun.

Bakalım ben hangi kategoride olacağım...

Bana Sıkça Yaz dedi ki...

Yekta Bey,

Evet hem defter hem ajanda kullanıyorum. Hatta uzun yıllardan beri defterlerimi biriktirmek gibi bir huy da edindim.

Kendim de kırtasiye üzerine blog yazmayı şiar edinmiş bir blogger olarak tespitinizde haklı olduğunuzu söylemeden geçemeyeceğim. Görüşme fırsatı bulduğum üreticiler de aynı şeyleri söylüyorlar. Türkiye'de defter alınır ancak kullanılmaz.

O zincir kırtasiyelerin hemen hemen hepsinde gördüğünüz yerli yabancı marka ajandalar genelde yılbaşı hediyesi olarak alınır. Ya da bu yıl kilo vereceğim, sigarayı bırakacağım kabilinden temennilerde ilk beşe girecek şekilde bu yıl düzenli olarak ajanda tutacağım ümidi ile alınır ancak Ocak ayının yarısına gelmeden bir kenara kaldırılır.

Defterlere gelince; kendisi de defter üreticisi olan bir tanışıma neden yazmanın mümkün olmadı kraft kağıtlardan defter üretiyorsunuz diye sormuştum. "Yazan olmuyor" diye cevap vermişti. Aynı şekilde içleri değişebilecek şekilde satılan defterlerden çok sayıda satmalarına rağmen iç yedeklerinin hiç satılmadığını da eklemişti.

Böyleyken böyle. Biz defter almayı severiz. Ama yazmaya kıyamayız. Çünkü bize müsriflik etmemek tembih edilmiştir. Yeni nesil ise yazmanın gereksiz bir eylem olduğunu düşündüğünden yazmayı bıraktı. Ajanda kullanmak, randevu ile iş yapmak da tarzımız değildir. Bu yüzden kimsenin elinde ajanda ya da defter görmemeniz normal.

Biraz uzun oldu. Affınıza sığınıyorum.

Sevgiler

Mrs Aforizmik dedi ki...

İtiraf etmek istiyorum:EVET!Ben her beğendiği, her tür kağıttan, ciltten, renkten, şekilden,büyüklü, küçüklü defter ve defter görevini görecek maddeleri alma huyu olan hastalıklı bir ruhum. Kullansam da kullanmasam da onların dolabımda durduğunu bilmek, arada bir onları seyretmek ve hatta sayfalarını aralayıp yazabilmek istediklerimin, o sayfaya aksettiği hayallere dalmak bana inanılmaz huzur veriyor.

Rozerin Irmak dedi ki...

Bugün uzun zaman sonra tekrar zaman ayırdım blognuza bu sık yorumların sebebi bu :) Çoğu zaman kullanılıp atılsa da okuduğuma, izlediğime, dinlediğime, anneme, en sevdiklerime ayrı ayrı defter ayıran biriyim. Üstelik tükenmezler, pilotlar kurşunlar, uçlular ve dolma kalemler iye ayrılan kalemlikler süsler masamı. Word'e rağmen hala her şeyini defterlere arşivleyenlerin devri bitmedi anlayacağınız :)

Adsız dedi ki...

Çocukken not defteri kullanmayı çok severdim. Küçük bir kilidi olan bir Ajandam vardı mesela günlük tutardım. Şimdi üzülerek söylüyorum kullanmıyorum. Bunun başlıca nedeni rahatsızlığım oldu çünkü rahatsızlığım yüzünden elimi- kolumu rahat kullanamaz oldum dolayısıyla kalemle yazmak çok zor oluyor, bu yüzden Bilgisayarıma veya akıllı telefonda ki uygulamalara tercih ediyorum color note, evernote gibi her an istediğimde ulaşabiliyorum diye fakat son zamanlarda telefonuma biriken not keşmekeşi yüzünden aradığım notları bulamaz oldum.
Bende Moleskine marka bir ajanda almayı düşünüyordum. Yazınızı okuyunca hemen alıp kullanmaya karar verdim. Annemden yardım alarak notlarımın bir kısmını geçerim artık.