Fotoğrafım
Okuduklarım... Dinlediklerim... İzlediklerim... Aklıma takılanlar...

7 Nisan 2014 Pazartesi

Kadın Cinayetleri: Şakası Yok!

Son iki günde gazetelerde okuduğum beş kadın cinayeti haberi. O haberlerin arasına sıkışmış, bir-iki şiddet haberiyle birlikte… Bunlar sadece benim gördüklerim. Yeni haftayla birlikte bu bilgiyi twitter üstünden paylaştığımda kadın cinayetlerinin takipçisi olan bir adresten gelen bilgi ise tüyler ürpertici. 2014'ün ilk 97 gününde 65 kadın cinayeti olmuş.

65 kadın cinayeti…

Bu ölümlü olayların yanında tehdit, şiddet, dayak, aşağılama… Bir de geride kanalar var. Anne ölünce ve baba hapse girince geride kalan çocuklar. Konu, benim burada iki satırla yazdıklarımın çok ötesinde bir ciddiyette. Neler yapıldığını takip etmek isteyenler "Kadın Cinayetleri" isimli twitter adresini takip edebilir. @KadınCinayetleri

Aklıma takılan konu başka. En az bu tablo kadar vahim. Bu cinayetlerin yazılı ve görsel basında karşılık buluş şekli de tüyler ürpertici. Üstelik bu "dil" zamanla içselleştiriliyor ve kadın cinayetleri konusu, cinfikir şakaların yapılabileceği bir alan olarak görülüyor. Sosyal medyada, haber sitelerinin yorum köşelerinde saçma sapan cümleler. Bilgilenme çabası göstermeden konuyu tüketme ve normalleştirme. Şiddeti günlük dil haline getiren bir coğrafyanın en mide bulandırıcı yansımaları.

Bu ve benzeri konular toplumun turnusol kağıdı gibi duruyor karşımızda. İçler acısı. "Biz ne zaman böyle olduk?" sorusu defalarca çıkıyor karşımıza. Ama buna dur demek de, bu dili değiştirmek de bizim elimizde.

Kadın Cinayetleri: Şakası Yok!

Unutmayalım! Bütün bu olaylar uzağımızda yaşanmıyor. Bir nefes uzaklığında. Kendimizi bu saçma dilin bir parçası haline getirmeden, anlayarak ve anlatarak dur demek zorundayız.

Hemen! Şimdi!

2 yorum:

kalem külü dedi ki...

Maalesef bu ulkede kadinlar ve cocuklar oldurulur.Bir toplulugu"halk"yapan onlardir oysa..

İlk İnsan dedi ki...

Biz uzun zamandır çok daha kötüydük.
Bir kaç basın mensubu bunu gündeme taşıdı sonra baktılar izleniyor bi süre gündemde kaldı kadına şiddet mevzusu. Sonra seçim meçim kaynadı gitti araya.

Bu ülkede uzun zamandır kadına verilen değer bu: bu şiddeti gören küçük bir kitle daha önemli bir şey yoksa dönüp bakılıyor.