8 Aralık 2013 Pazar

Güncel Sanat dünyasında neler oluyor?

Geçen ay güncel sanat camiası bir başka alemdi. Fil Uçuşu'ndan bir selam çakalım o zaman.

İşte bazı başlıklar:


Geçen ay her zaman severek okuduğum, “sanatatak.com” ile beni yine heyecanlandıran Ayşegül Sönmez, beyin tokatlayan cinsten bir açıklama yaptı ve Contemporary İstanbul sürecinde fuarların artık bienallerin yerini aldığı iddiasını gündeme getirdi. Ama sanat fuarlarının vitrinlerinde sanat eserlerinin sunulduğu bir alışveriş merkezinden farksız olduğu şeklinde karşıt görüşler de vardı. Böylece güncel sanat camiası ‘konuşmaya’ başladı. 

O konuşmaların ilk repliğini yazarak, perdeyi açan Ayşegül Sönmez’e, “Ben sussam, siz konuşsanız, ne dersiniz?” diye sordum. 

Kendi deyimiyle ‘kişiye özel’ cevabında şunları söyledi: Fuarlar neticede şenlikli yerler, ama şenlikli pazar yerleri. Sıcak bir ticaret dönüyor. Aklımızın ermeyeceği pazarlıklar, ermek isteyeceği yatırımlar... Ama bizim gibi memleketlere fuarların yaradığı kanaatindeyim son kertede. Pazarları de gezmeyi severiz zaten biz. Bakarak konuşmayı, konuşarak bakmayı. Opera Galeri’ye sordum; o muhteşem Robert Longo'nun galericisi. ‘Türk koleksiyoner en çok ne almayı seviyor sizce?’ dedim. O da ‘Renkli,’ dedi. Renkli şeyler. ‘Göze hitap eden şeyler yani değil mi?’ dedim. ‘Evet, belki de haklısınız,’ dedi. Özeti budur. Fuarlar gözlere hitap ediyor. Zihinleri de boş verebiliyor. Yani Charles Esche'ye katılıyorum. Vitrin alışverişi demişti fuarlar için; haklı. Öte yandan çok güzel, iyi işler görüyorsunuz. Etkilenmemek mümkün değil. O zaman onları doğal ortamlarından kopartılmış vahşi hayvanlara benzetiyorum.  Kafes arkasında olduklarına üzülüyorum ama hayvanat bahçesi olmayan bir ülkede yaşadığım için de onları gördüğümde seviniyorum.”

Kasım ayında ‘muhbir vatandaş’ sanat dünyasında da iş başındaydı ve TÜYAP Sanat Fuarı’nda sergilenen bir eserle ilgili olarak suç duyurusunda bulundu. Muhbirimize göre Nova Kosmikova’nın “Akıyordu!” başlıklı kolaj çalışması “hakaret” içeriyordu. Başbakan Erdoğan’ın portresi üzerine bir kolaj yapan sanatçı, petrol ve duble yollar politikasını eleştirmişti. Ayşegül Sönmez çok konuşulan bu konuda da ters köşeden bir yorum yaptı ve ‘muhbir vatandaşın’ suç duyurusundan çok, bu esere sergi tarafından yapılan müdahaleye dikkat çekerek, yeni bir tartışmanın da kapısını açmış oldu.


Güncel sanat cephesinde tartışmalar sürerken, bienali rekor katılımcıyla geride bırakan İKSV, İstanbul Tasarım Bienali’nin ikincisini 18 Ekim-14 Aralık 2014 tarihleri arasında gerçekleştireceğini açıkladı. Üstelik bienal küratörü Zoë Ryan tarafından açıklanan tema, yine “sivri” bir konuyu işaret ediyordu: “Gelecek Artık Eskisi Gibi Değil”. Önceki tasarım bienalinden memnuniyetle ayrılmış biri olarak merakla bekliyorum.

1 yorum:

alo usta dedi ki...

Sizce sonucu ne olacak ben fazla takip edemiyorum paylaşırsanız menmun olurum