Fotoğrafım
Okuduklarım... Dinlediklerim... İzlediklerim... Aklıma takılanlar...

7 Ekim 2013 Pazartesi

Hamle mi? Red mi?

Yeni bir ay. Biraz da yeni bir dönem. Düşünerek, öfkelenerek ve sonuçta yine de severek geçen günlerin hemen ardı. Mola vermek lazım artık. Ama bilinsin ki yazılacaktır bugünler de.

"Günden Kalanlar" notlarını tutmuyordum epeydir. Öncelikli nedenim, çocukluğumdan beri günlük tutmadaki beceriksizliğim.

Sahtekar bir günlük tutucusu olmaktansa, günü gününe samimiyetle yazan bir olmayı seçtim yıllar önce.

Bir gün yayınlanacağı bilinci/umuduyla tutulan günlüklerin o pek kibirli hallerine bayılırım. Demek ki neymiş, kibir burada da karşımıza çıkıyormuş.

Aslında bütün bu kelimeler, cümleler Camus okumalarının marifeti. Her dönemde yine/yeniden Camus okumak. Kimi zaman bir neden yaratarak, çoğu zaman nedensiz. İtiraf etmeliyim ki bu aralar nedenim var.

Notlarında şöyle diyor Camus:

"Tüm bu sorular şu noktaya çıkmaktadır: İnsan adalet ideali için aptalda fikirleri kabul etmeli midir? Buna 'Evet' diye cevap verilebilir, bu iyi bir hamledir. Ya da 'Hayır' denebilir ki bu da dürüst bir reddir."

Camus'nün "Cezayir Komünist Partisi"ne girdiği, bir aktivist olarak konumlandığı ama bir yandan da ideolojik şüphecilikten geri durmadığı zamanlar. Yıl 1934 ya da 1935. Yani Albert Camus, 21 ya da 22 yaşında.

Bunca zamandan, sorgulamadan, ikiyüzlülükten geriye yine Camus'nün sorusu kalıyor.

Hamle mi? Red mi?

2 yorum:

Gökçe AA dedi ki...

Sahtekâr günlük tutuculuğu... Bir gün biri okuduğunda içten içe poz veriyor olmanın, görünecek şeklin artistliği :) Günlükleri hiçbir zaman kendimiz için yazmadık. Kendimize de hiç dürüst olmadık. Rahatlatıcı yanı buydu belki de. Kendi sayfalarımızın artistiydik biz günlük yazanlar. Geride kaldı!

İlk İnsan dedi ki...

Camus'a saygılar ama burası tuhaf bir ülke.

Adalet hayal ederek aptalca fikirlere "evet" dersin sonra bi bakarsın ki ufak düzenlemelerle o aptalca fikirler seni adalet idealinden daha da uzaklaştırmış.

Bu fikirlerin aptalca olduğunu dile getirirsin. Bu sefer stotükocu oluverirsin. Değişimi istemeyen hatta, idealler edinmeni bile tehdit olarak gören sistemi savunuyor, oluverirsin.

O yüzden ne hamle nede red. İlle de jöle, ille de jöle.