4 Eylül 2013 Çarşamba

Yağmur Yağmadan


(Genç Adam oturmuş. O konuşurken yavaşça Genç Kadın ve Sahaf gelirler, ayakta dururlar. Üçgenin birbirine eşit mesafede duran köşeleri gibidirler.)

GENÇ ADAM

Hava ne kadar garip bu gün. Sabah güneşliydi, şimdiyse fırtına kopacak gibi…

(Birden gözleri parlar.)

Fırtına deyince aklıma gelen tek hikâye buydu. Aslında tek istediğim mutlu, kahkaha atmaktan korkmayan hatta deyim yerindeyse komik birer kelebek olan insanların hikâyesini anlatmaktı. Komik kelebekler… Metaforun son durağı. Ne kadar çabalasam da büyük sözler etmeden yazamıyormuşum. Bir yerde durmayı bilmem gerekiyor. Öğrenmem gerekiyor.

(Ayağa kalkar. Gitmek üzereyken, Genç Kadın’a ve Sahaf’a bakar. Biraz da büyük bir söz etme gayretiyle fısıldar.)

Yine de unutmamalı; fırtınayı anlatan hiçbir hikâye, yağmur yağmadan bitmez.

(Yağmurun ilk damlaları, karanlıkta dans etmeye başlamıştır bile…)

Not: Karbon Kopya adlı hikaye kitabımın Metafor adlı öyküsünden 20nci bölüm...

1 yorum:

Melike Uysal Okkalı dedi ki...

Yazılarınızı okurken kulagımda sızın sesınız oluyor.