24 Şubat 2013 Pazar

Oscar yayınında bizim stüdyo

Oscar gecesini bir de kendi cephemizden anlatmak isterim.

Gecenin Türkiye’deki canlı yayınını gerçekleştiren NTV ve benim de içinde bulunduğum Oscar sunum kadrosunun cephesinden. Bu kadronun temel taşları Tuğrul Eryılmaz ve Mehmet Açar’dan oluşuyor. Bir de kırmızı halı bölümünü yorumlamak için aramıza katılan modacılar var. (Bu yıl Zeynep Yapar ve Arzu Kaprol ile birlikte olacağız.)

Ama gecenin asıl sahibi, asıl yorumcuları izleyiciler. İzleyicinin gerilimi daha kırmızı halı bölümünde başlar; gördüğü her kıyafetle ilgili bilgileri hemen ister. En ufak bir yanlış bilgide, hatta geç kalmış değerlendirmede bile hemen mailler gelir, sosyal medyada hareketlenme olur. “Siz kırmızı dediniz ama benim televizyonumda o elbise pembe görünüyor, biraz dikkat lütfen!” diyen izleyici yorumu hatırlıyorum.

İzleyicinin önem verdiği, dikkatle izlediği bir geceyle ilgili gerilimini anlıyor ve saygı duyuyorum. O nedenle söyleyeceklerim bir savunma gibi algılanmasın. Kimi zaman futbol yorumcusuna duyulan öfke devreye girer. Olağandır böyle şeyler.

Bizim için yayın gecesi akşamüstü başlar, setin hazırlığı, yayıncı kuruluştan gelen sayfalar dolusu senaryonun incelenmesi, bu senaryonun akışına göre reklam aralarının saptanması falan filan… Ama yayın başladığı andan itibaren işler önceden çalışıldığı gibi gitmeyebilir; bir konuşmanın saniyelerle uzaması, yayındaki kısa süreli bir kopukluk, kırmızı halı geçişinde beklenmedik bir duraksama ya da aniden oluşan yoğunluk… Hepsi bizim yayınımıza yansır. Bu durumda yayında olacağımız süre aniden uzayabilir veya kısalabilir. Birilerinin sözünü yarım kesmek ya da uzatmasını istemek gerekebilir.

Filmlerle ilgili yapılan yorumlar da kızdırır izleyenleri, yorum yapılmaması da… “Siz kim oluyorsunuz da falanca film hakkında şöyle diyorsunuz,” mesajları havada uçuşmaya başlayabilir her an. Kimileri iyice taraftar ruhuna bürünür ve kendi tuttuğu filmle ilgili olumsuz bir cümle duymaya dayanamaz hale gelir. Bu arada bizler stüdyo ışıklarının altında yaklaşık yedi saat boyunca yerimizden bir an olsun kalkmadan, kahve-çayla geçen saatlerde dinamik olmaya çalışırız. Ödül aralarındaki bir gösteriyle ya da senaryoda detaylandırılmamış bir sunucu şakasıyla uykumuz açılabilir. Tuğrul Eryılmaz’ın zeka dolu cümleleri, Mehmet Açar’ın zihin açan yorumları, başta Handan-Emrah-Erma’dan kurulu olan ve yayını çekip çeviren ekibin enerjisi, NTV canlı yayın ekibinin işbilirliği olmasa sabahı nasıl görürüz bilmem. Ama sonuçta sabahın ilk ışıklarıyla yayının sonuna gelinir. “En İyi Film” aşamasında bizim de heyecanımız artar, ne de olsa bizim de gönlümüzden geçen bir film vardır. Sonuçlar açıklanır; sunucu kameraya “Önümüzdeki yıl görüşmek üzere,” dedikten sonra yönetmenim kulağıma “İki dakikada toparlamamız gerekiyor, yayın sarktı,” der. Tuğrul Eryılmaz, Mehmet Açar ve ben o iki dakikada ancak vedalaşırız; yayın biter.

Binadan çıkarken yeni bir haftanın ilk iş gününde içeri girenlerle selamlaşırız. Sabahın köründe, insanlar işe giderken, otobüs duraklarına koştururken üstümdeki takım elbiseye bakıp gülerim. Gece boyunca neler yaşandığını düşünürüm ve aklımdan hep aynı cümle geçer: Oscar sadece sinema değildir.

7 yorum:

BAYKUŞ GÖZÜYLE... dedi ki...

Akşam izlemede olacağız sizi:)emekleriniz için şimdiden teşekkürler...

Esra Ateş Akın dedi ki...

Ne tatlı ne güzel bir telaş içerisindesiniz. Biz de merakla bekliyoruz tabii sunumlarınızı. Kolaylıklar tüm ekibe ve size:)

SaÇaKLı dedi ki...

bugün, bir elektrikçi bile diğerinin taktığı prizi beğenmeyip tonla laf ederken, memleketimde herkesin her konuda "uzman" olduğunu düşünürsek... normal! :)) yayın çoktan başladı, sabır diliyorum...

igun atelye dedi ki...

Çok güzel bir yayın oldu... Hepinize, gönülden teşekkürler.

i.e.erdal dedi ki...

Oscarlar sempati ödülü olmaya devam etti,hak edenler kazanmadı,aday bile olmadı,Leonardo DiCaprio bunlardan biri Shame ile Michael Fassbender ama nerede ??

Melik Aktarli dedi ki...

oscar da oy kullanınların yüzde doksanın yaş ortalamsı 61 ve en çokta erkekler kullanmış .. oscarı gençler önemsemiyomu

canlı tv dedi ki...

bende Oscarları hak edenlerin kazanmadığı düşünüyorum.