24 Şubat 2013 Pazar

Oscar sadece sinema değildir!

Öncelikle 10 Ocak günü yapılan adayların açıklanması törenine gidelim. Bu törende 1972 yılından beri ilk kez asıl törenin sunucusunu gördük. (1972'de de ödül töreninin ev sahipliğini yapmış olan Charlton Heston tarafından açıklanmış adaylar.) Bu yıl da adayları gecenin ev sahibi Seth MacFarlane, yanına Emma Stone’u alarak ve sıradan şakalarla bezenmiş bir sunumla açıkladı adayları. Bu sunucuların seçimine ve aday açıklama töreninde de MacFarlane’in karşımıza çıkacak olmasına, izlenme oranları üstünden bakmakta fayda var. Son on yıldır Oscar ödül töreninin izlenme oranları dalgalı bir seyir izliyor. Titanik’in zaferiyle sonuçlanan 1998’de bir rekor kırarak 57,25 milyon izleyiciyi ekran başına çeken ödül töreni, dünya üstünde 40-45 milyon izleyici aralığından aşağı düşünce yayıncı kuruluşta tedirginlik başlıyor ve bu dalgalanmanın önüne geçebilmenin çeşitli formülleri devreye giriyor.
 
 
Hafıza tazelemek için son beş yılın ödül töreni sunucularına ve izlenirlik rakamlarına bakalım:
 
80. Akademi Ödülleri – 31.76 milyon – En İyi Film: No Country for Old Men (Sunucu: Jon Stewart)
 
81. Akademi Ödülleri – 39.94 milyon – En İyi Film: Slumdog Millionaire (Sunucu: Hugh Jackman)
 
82. Akademi Ödülleri – 41.62 milyon – En İyi Film: The Hurt Locker (Sunucular: Alec Baldwin & Steve Martin)
 
83. Akademi Ödülleri – 37.63 milyon – En İyi Film: The King’s Speech (Sunucular: Anne Hathaway & James Franco)
 
84. Akademi Ödülleri – 39.30 milyon – En İyi Film: The Artist (Sunucu: Billy Crystal)
 
Görüldüğü gibi son beş yılda Billy Crystal gibi konunun uzmanı eski topraklardan Anne Hathaway-James Franco ikilisi gibi MTV kuşağının hayranlığını ellerinde tutan isimlere her tür sunucu tarzı denendi. Aday filmlerin sayısından salon yerleşimine, yayının süresinden kırmızı halı esprilerine kadar her tür yenileme yoluna gidildi. Aslında rakamlara bakınca durum kötü görünmüyor ama elbette izlenirlik oranlarının katlanarak artması arzulanıyor. Bu yıl da hem televizyonun hem sinemanın genç, izlenen, eğlendirici bir rol modeli, son beş yılın yükselen değeri sunucu olarak seçildi. Hem yayıncı kuruluş hem de Akademi, Oscar’a genç bir ilginin oluşması için ellerinden geleni yapıyorlar anlayacağınız. Bu çabanın sonuçlarını ve Seth MacFarlane’in nasıl bir ilgiyle karşılanacağını 24 Şubat'tan sonra öğreneceğiz elbette. Genç izleyiciyi hem ödül töreniyle hem de Hollywood’un yeni üretim dalgasıyla daha çok dirsek temasına sokmak Akademi’nin temel arzusu ve bu konuda meslek birliklerinin rolü oldukça belirleyici. Özellikle de 2012 rakamlarına göre 5783 üyesi olan Akademi’de, 1311 oyla en büyük grubu oluşturan Oyuncular Birliği’nin rolü. Üye sayısı artık 6000'i geçti. Ayrıca bir de yeni oylama sisteminin yaratacağı değişiklikler var; yeni elektronik oylamanın.
 
Unutulmamalı ki, Oscar ödülleri merkezi kucaklamak isteyen sektörün bir sonraki yıldaki üretimi için de belirleyici modeller sunuyor. Bu nedenle Jennifer Lawrence, Anne Hathaway gibi genç ve gençlerin ikonları adayların varlığı Akademi için önemli. Gerçekçi olalım; birçokları için sinemanın heyecanı olan Oscar, bazıları için sadece sektörün popülerliğinin yükselmesi, yurt dışı satışlarının artması, yayın reklam gelirlerinin ikiye üçe katlanması, sponsorların mutlu olup daha çok yatırıma yönelmesi gibi anlamlara geliyor.
 
Kısacası, Oscar sadece sinema değil.

3 yorum:

Martin Tambourine dedi ki...

Ödül Jennifer'a giderse hiçbir Oscar törenine katılmayan Woody Allen'ı biraz daha iyi anlarım.

Enes Savaş dedi ki...

eline sağlık yekta abiciğim..

Seda dedi ki...

Sevgili Yekta Kopan,
Helal olsun size!! Bugün Gece Gündüz'ü Müslüm Gürses'e ayırdınız ya, gerçekten helal olsun! Mustafa Avkıran da hislerimize tercüman oldu. Her ikinize de teşekkürler... İnşallah iyi haberlerini duyarız Müslüm Gürses'in.