15 Şubat 2013 Cuma

Kedileri Hafife Almayın

Üstünde roman yazan her kitaptan edebi bir tat almayı beklemek, en basitinden safdillik olur. Hatta kimi okur, kimi zaman normalde algısını yorduğundan daha “hafif” bir okuma yolculuğu ister. Eh buna da tamam; kim ne karışır. Zaten raflar böylesi kitaplarla dolu, dileyen dilediği tarzda bir “hafif kitap” bulabilir kendine. Üstelik bu kitapların çoğunun kapağında “uluslararası çok satar” etiketi pırıl pırıl parlamaktadır. Arka kapakta birkaç gazeteden, ünlüden alıntılar falan filan...




Kedilere olan düşkünlüğüm böylesi bir kitabı başucuma taşıdı: Yeni bir yayınevinden Yabancı Yayınları’ndan çıkan “Sokak Kedisi Bob”. Okurun bir kısmının en sevdiği duyguyu doyuracağı garantisiyle geliyor kitap; gerçeklik duygusu. Aman da aman, bayılırım buna. “Bu kitapta yazanların ne kadarı gerçek?” sorusunu sormasına gerek yok okurun. Bu kitap gerçek bir hayat hikayesine dayanıyor.

Sokaklarda yaşayan James Bowen, yaralı bir sarman bulur. Bob adını verdiği bu kediyi iyileştirmek için mücadele veren James, bir yandan da kedinin sevgisi sayesinde uyuşturucu bağımlılığından kurtulacaktır. Sonunda ayrılmaz ikili olurlar, videoları YouTube’da izlenme rekorları kırar, Hollywood yapımcıları vpeşlerine düşer, twitter ve facebook hesapları takipçi rekorları kırar, mesele giderek daha çok rakamlar üstünden konuşlur hale gelir falan filan... Şu kadar takipçi, bu kadar tık, o kadar satış, bilmem ne kadar imza, dağlar kadar para, paralar kadar başarı, alkış, alkış, alkış...

Kitabın dili hakkında bir şey söylemeye gerek yok. Kimi zaman “Yahu bu kadar basitini yazmak da zor be kardeşim,” dedirtecek kadar düz bir anlatım, klişeden duvarlar ören olay dizileri, hatta kedilerin o soğukkanlı ve kendinden emin duruşlarını bile tehlikeye düşürecek kadar sulu zırtlak bir “sevgiye sığının” duygusallığı. Aman da aman...

Ayrıca aklıma gelmişken söyleyeyim, siz siz olun, kedinizin sevgisini ve sevimli görünüşünü paraya ve başarıya çevirmek konusunda bu kadar vahşi arzular beslemeyin.

Neyse... Tasarımı, baskısı, boyutları falan güzel bir kitap “Sokak Kedisi Bob”. Böylesi kitapların meraklıları koşarak alacak, heyecanla okuyacaktır. Ben de “uluslararası çok satar” etiketli kitap okuma hakkımı kullanmış oldum böyle.

Ah şunu da söylemezsem olmaz; kedileri hafife almayın.


5 yorum:

thecatwitharedhead dedi ki...

Bir kediyi hafife almaktan daha basiretsiz bir davranış düşünemiyorum.
Dewey vardı bir de; http://www.deweyreadmorebooks.com/

Nisan dedi ki...

Merhaba..

Tanıttığınız kitabı dün akşam okuduğum OT dergisinde gördüm.. Fakat bu yazdıklarınız, kitap hakkında daha ayrıntılı bilgiler içeriyor..

Dergide adınızı görmek ve satırlarınızla orada da buluşmak ayrıca mutlu etti.. Devamını görmek, okumak dileği ile..

Evra dedi ki...

Kedilerin gizemli ve sırlarla dolu olduğunu düşündüm hep. Ve hep merak ettim, o derin bakışların ardında ne düşünürler diye.
Bob'un gizemini, sırrını çözmek imkansız belki de... Belki de çözmemeli, öylece kabul etmeli.
Çok satmasından değil de, gerçek bir öyküyü anlatmasından ve tabii sizin yorumlarınızdan ötürü okuyasım geldi bu kitabı. Paylaşım için çok teşekkürler.

aybike +t dedi ki...

Geçmiş 17 Şubat Dünya Kedi Günü'nüz kutlu olsun o halde :) Bu da benim günün anlam ve önemine dair yazım

http://huseyinsevkitopuz.blogspot.com/2013/02/17-subat-dunya-kedi-gunu.html

mutlulukmutfaktagizlidir dedi ki...

Ben, bu kitabı mutlaka elde etmeliyim dürtüsünü yazdıklarınızı okuduktan sonra yitirmiş bulunmaktayım. Yazınızı okumuş olmama sevindim.Her şey rakamlardan ibaret olmamalı. Benim de bir kedişim var, benden daha akıllı. Saygılar!