Fotoğrafım
Okuduklarım... Dinlediklerim... İzlediklerim... Aklıma takılanlar...

4 Aralık 2012 Salı

“Ekümenopolis: Ucu Olmayan Şehir”




Son yıllarda karşımıza en çok çıkan kavramlardan biri: Kentsel Dönüşüm.
Kimileri yaldızlı bir çerçeve içinde sunuyor bu kelimeyi, kimileri de o çerçevenin yaldızlarını kazıyınca altında nasıl derme çatma bir yapı olduğunu anlatabilmek için çırpınıp duruyor. Kapitalizm makinesinin çarkları durmadan dönüyor bu arada. Kentsel dönüşüm-kenti bölüşüm olarak evimizin kapısına kadar dayanmış durumda. Kimileri de, o canavar evinden içeri girene kadar gözünü yummaya devam edecek.
Göçe mecbur bırakılan insanlar, alt yapı hizmetinden mahrum bırakılmış mahalleler, kültürel birlikteliği yok edilmeye çalışılanlar, Dünya Bankası’nın dayatmasıyla finansal merkez olma yolunda atılan adımlar, kara ve karanlık bir emlak borsası, yok edilen ormanlar, siyasi kararlarla yaratılan yeni yerleşim alanları, üçüncü köprü ve Marmaray projelerinin ardında yatan dinamikler, TOKİ’nin avcuna bırakılan insan hayatları, AVM’ler, gökdelenler, gittikçe şişmanlayan her devrin adamları, küresel kent aldatmacası ve her yeri delindiği halde patlamayan kentsel dönüşüm balonu.
On beş yıla kadar fiziksel kapasitesinin kaldırabileceğinin on beş katı bir nüfusa, yolların başa çıkamayacağı araç sayısına, hayali bir istihdam yaratmaktan öte gitmeyecek sayıda gökdelen sayısına, nefes almanın mümkün olmayacağı bir daralmaya hazırlanan İstanbul. Alt üst edilmiş ekolojik yapı. Neo-liberal politikalarla alt üst edilmiş sosyal dengeler. Eşitsizlikler. Yıllardır ihmal edilen sağlık ve eğitim politikaları. Açlık. İşsizlik. Çaresizlik.
“Ekümenopolis: Ucu Olmayan Şehir” meselenin üstüne cesaretle giden, önemli bir belgesel. Yönetmenliğini İmre Azem, yapımcılığını ise Gaye Günay'ın yaptığı belgesel, Saraybosna Film Festivali İnsan Hakları Ödülü'nü ve SİYAD En İyi Belgesel ödülünü aldı. Vizyona bağımsız girebilmek için Türkiye'de ilk defa "kitlesel fonlama" yöntemiyle 20 bin lirayı internetten toplayan belgesel, 10 hafta vizyonda kaldı. Bu süre içinde yaklaşık 7500 kişi tarafından izlendi. Şimdi çok daha fazla kişiye ulaşacağına inanıyorum. Çünkü belgesel, Özlem Ölçer tarafından tasarlanmış ve geri dönüştürülebilir çevre dostu kağıttan tek tek elle yapılmışözel kutusundaki DVD'si ile raflara çıktı.
Tam da 1.İstanbul Tasarım Bienali ile aynı zamanda bu belgeselin DVD’sine ulaşabilmek önemli. Kişisel tavsiyem önce belgeseli izleyin sonra da bienali gezin. Bir süre kendinize gelemeyeceksiniz. Ama bu konuda bir adım atmazsanız, zaten bir süre sonra hiç kendinizde olmayacaksınız.

4 yorum:

Ufuk Parlak dedi ki...

Kentler dönüştükçe bizler de dönüşüyoruz sanki. En kısa zamanda DVD'yi edinip izlemeli, teşekkürler.

mert mert dedi ki...

Yekta Bey selamlar. Bu güel yapımı insanlar ile paylaştığınız için size çok teşekkür ederim. Konu ile ilgili benim de söylemek istediklerim olduğu için, kısa süre önce yazmış olduğum yazıyı sizlerle paylaşmak istedim. Umarım okur ve hoşlanırsınız. Sevgiler

http://karpuzkesecektik.blogspot.de/2012/03/arkay-dortleyelim.html

parcakontor dedi ki...

Ucu bucağı olmayan tarihi şehir ... Şimdi bir asfalt mezarlığı ... istanbul beyefendisinin yerinde şimdi aşiret reisleri minibüs plakaları ... Kimsesizlik istanbulun hiç bu kadar kaderi olmamıştı ...

Emirhan dedi ki...

Güzel bir inceleme yazısı olmuş. Ben de bugün izledim, hâlâ izlememiş olan varsa diye: http://www.likuu.com/film/2011/ekumenopolis-ucu-olmayan-sehir