26 Ağustos 2012 Pazar

Meriç Soylu: Bir dosta veda...



Bir dosta veda etmek zor. Beklenmedik bir anda, hayatın umut dolu cümlelerinin arasından geçerken veda etmek zorunda kalmak daha da zor. Meriç Soylu ile 25 Mayıs günü, NTV canlı yayınında oturup İş Sanat’ın 2011-2012 sezonunu nasıl geçirdiğini konuşmuştuk. Yayından önce gülüşmüştük. Yıllar önce birlikte yaptığımız ilk yayında çok heyecanlıydı, eli ayağı titremişti. Ama o gün öylesine rahattı ki. İlk yayınında neredeyse bir saat önce kamera karşısına geçip beklemeye başlayan Meriç, “Yayına on dakika kaldı,” dediğimde “İyi daha çok zamanımız varmış,” diyerek güldürmüştü beni. “Bakıyorum canlı yayın gerilimini iyice attın artık,” demiştim. “Bunca yıldan sonra olsun o kadar,” derken gözlerinin içi gülüyordu. Her zaman gözlerinin içi gülerdi Meriç’in. Gülmeyi severdi. Kibarlıkla değil içtenlikle, öylesine değil yüreğiyle gülerdi. İşine yoğunlaşmış hayatının içinde, dostça bir sohbete, şakalarla dolu telefon görüşmelerine, iş dışında edilecek bir iki cümleye iştahla sarılırdı. Yeni sezon öncesinde ağzından laf almaya çalışırdım. İş Sanat kadrosuyla yaptığımız o kalabalık kahvaltıda Sonny Rollins sürprizini verişini hatırlıyorum. “Bu haberi Milliyet Sanat’a yazmak istiyorum,” dediğimde “Senin için onayı hızlandırmaya çalışacağım,” demişti. Başarmıştı da. Dediği hiçbir şey o an’ı kurtarmak, iş gereği durumu geçiştirmek için değildi. Canla başla uğraşırdı sözünün karşılığını vermek için. O yağmurlu Mayıs gününde, önümüzdeki sezon için ağzını aradığımda önce her zamanki gibi ketum davranmış, sonra bir an boş bulunarak Kanadalı yıldız İma’nın geleceği haberini vermişti. Yayından sonra “Başka isimler var mı?” diye sorduğumda, “Heyecan verici isimlerle görüşüyoruz ama yaz ortasına kadar bekle,” demişti. O isimleri Meriç’in kendisinden öğrenemeyeceğimi bilmeden, gülmüştüm sadece. Öylece bitmişti son yayınımız. Son yayın demek ne kadar zormuş meğer? Unutulmaz Antony konserinin ertesi günü geldi acı haber. Çok sevdiği İstanbul’un, her anına tanık olmak istediği kültür sanat coğrafyasında çiçek gibi açan o konser sonrasında bu dünyadan ayrıldı Meriç. Hayatın hoyratlığı karşısında söylenecek söz yok. Sadece “Seni çok özleyeceğim Meriç,” diyorum, “seni çok özleyeceğiz.”

Hiç yorum yok: