27 Ağustos 2012 Pazartesi

Joe Sacco: Hâlâ vicdanı olanlara...

Joe Sacco bir gazeteci, muhabir ve hepsinden ötesi bir çizer. Savaş ve yıkım bölgelerinin canlı tanıklığını bilgisayarının tuşları, kamerasının objektifi ya da fotoğraf makinesinin deklanşörü ile yapmıyor; tanıklıklarını çizim kalemleriyle, tarama ucuyla aktarıyor bizlere. Neredeyse biricik bir deneyim bu.


2001 tarihli Filistin çizgi romanının önsözlerinden birini Edward Said yazmış. Said şöyle diyor: "Sacco sağduyulu bir şekilde, militanlığa, özellikle de sloganlarla topluca sergilenen militanlığa prim vermiyor. Oslo sürecinin ardından artık parodiye dönüşmüş çözüm önerilerine de yanaşmıyor. Ama onun çizgileri, okuyucuyu, çektikleri ve uğradıkları haksızlıklar çok uzun zamandır hafife alınmış ve pek az siyasi ve insani çabaya neden olmuş bir halkın arasında uzunca bir süre misafir ediyor. Sacco’nun sanatı bizi orada alıkoyuyor; çok moda lafların ve mutlu sonların peşinde heyecanla koşmamıza mani oluyor. İşte belki de, Sacco’nun en büyük başarısı budur."

Savaşların bir bilgi ve görüntü yanılsaması/kirliliği ile güvenli ve korunaklı evlerimize ulaştırıldığı çağda Sacco’nun saklamayan, mesafe daraltan, acıtmaktan korkmayan ve günümüz gazeteciliğinin alameti farikası haline gelen “arkadan dolanma” numaralarına başvurmayan anlatısı daha da büyük bir önem taşıyor.


1960 doğumlu bu batılı gazeteci/çizerin bir başka başarısı da, hikayelerinde gerçekten tarafsız durmayı başarması. İnsan hikayelerine odaklanırken iyiliğin ve kötülüğün sınırında dengede durmayı başarıyor. Ama bu tarafsızlık alanında yorumsuz ve korkak değil. Süslü ve fazla makyajlı bir taraftarlığı izlemektense, Sacco’nun insanı omuzlarından tutup aralıksız sarsan sadeliğini izlemek gerekli. İthaki Yayınları tarafından yayımlanan “Güvenli Bölge Gorazde”nin önsözünde Tayfun Pirselimoğlu da bu noktaya dikkat çekiyor. “Televizyonda görünüp kaybolan görüntülerin yarattığı ‘gerçeklikten’ çok daha farklı ve çarpıcı bir ‘hal’ ile, göremediğimiz, görüp de anlamadığımız hikayelerle, en fenası derinlere gömdüğümüz vicdanlarımızla bizi baş başa bırakıyor Sacco,” diyor Pirselimoğlu.

Filistine’e, Bosna’ya, Gorazde’ye ve dünyanın daha pek çok vicdanını yitirmiş bölgesine “arkadan dolanmadan” bakacak cesareti olan herkesin Joe Sacco ile tanışması lazım.


Not: Sacco ciltlerini Türkçeye özenli bir çeviri ve baskıyla kazandıran İthaki Yayınları’na teşekkür ederim.

1 yorum:

okzsakn dedi ki...

dünyadan kopuk pek çokları için ışık tutan çizgiler...