Fotoğrafım
Okuduklarım... Dinlediklerim... İzlediklerim... Aklıma takılanlar...

18 Haziran 2012 Pazartesi

Babalar Günü... Bitti.

Babalar Günü'ydü; saat on ikiyi geçti gün bitti.

Böylesi özelleştirilmiş günleri pek sevmese de insan, uzak duramıyor o duygudan. Bilmem... Belki de durmak istemiyor. O gerçeği reddetme hakkı yok mu her oğulun; yok mu o bir daha yaşanmayacak buluşmanın, yapılamayacak konuşmanın hayalini kurmak hakkı? Gün içinde telefona gidivermez mi eli insanın; kendi haline gülerek? Erkenden uyanıp el öpmeye gitmek istemez mi beden; ruhun inelemesini dinlemeden? Olur bunlar; hepsi olur.

"İyi Uykular" isimli öykümü okudum; bir hüzün yaratıp acıma duygularını kaşımak için değil, elimden başka şey gelmediğinden.

Baba! Artık ancak ardından yazdığım bir öyküden alabileceğim bir kaç satır benim için babalar günü. Kusura bakma, anla beni.

Sesler unutulmaz demiştin hani bir gün; uydurduğunu düşünmüştüm, bilirsin pek güvenmezdim senin hüzünlü hayat tecrübelerine –sen daha rahat anla diye deneyim yerine tecrübe yazdım, zaten o günden beri yazdıklarımın ne kadarı sana ne kadarı bana ait bilemiyorum- ve bu güvensizlikle her sözünü kırk kere sınavdan geçirirdim. Sadece söylediklerine değil, söylemediklerine de güvenmezdim.

Oysa şimdi nasıl da başka bir noktadayım. Sana güvenmeyip, seni reddedip, senden bana kalanları kusup devam edebileceğime inandığım yolun getirdiği uçurumda, duyulmayı bekleyen bir yankıyım artık.

Babalar günüydü. Bitti.

4 yorum:

begüm bakirci dedi ki...

Babalar günüydü. Yalnızca öptüm, bitti. Acıların sadece şekli farklı.

Burcu Yıldızer dedi ki...

Bu benim için değeri anlatılamaz bir öykü. En sevdiğim ve en çok canımı yakan. Bir sabah kahvaltısında babama okuyup ikimizin de ağladığı bir öykü. Bugün sabah da babam ona gönderdiğim notu eline alıp telefonda okuduğunda şöyle dedi: " Ömrüm boyunca aldığım en güzel cümlelerin sahibisin yavrum." Ağlamaya başladım. Ben ona iyi uykular demek istemiyorum hayat...

meryemtekin dedi ki...

O gerçeğin tamamen ve kesin olarak kabul edilmesi mümkün gözükmüyor bana. Ruhsallık inkar için kendine ufak da olsa bir yer ayırıyor sanki. Bazen düşlerde, bazen hayallerde, edebiyatta...

Ama yine de yaşamak gerek, öyle değil mi! Ve eğer babalık durumu, ancak bir çocuğun varlığı ile mümkünse, aslında babalar günü tek bir kişinin değil, aradaki o özel ilişkinin-sizin oğul olma halinizin de günü demek. O zaman geçmiş babalar gününüz kutlu olsun.

Ergen Yorum dedi ki...

Paylaşım için Teşekkürler. Command & Conquer Türkiye