8 Mayıs 2012 Salı

Sözlük.37

T

TARİH: Tarihin sayfalarından yapraklar gibi yayılır öykünün satırlarına Kutsal Aile. Ailenin kendinden menkul kutsal bütünlüğü içinde hesaplaşmalar yaşanır/yaşanacaktır. Gözlerin ve avurtların yerine oyulmuş dört iri çukurdur nine; yitirdiği göbeğini bulmak için rakı şişesinden medet uman. Odada yürüyen bir konsol gibi bir baştan bir başa gidip gelir baba; soyunun/bebeğinin ağzına parmak sokar. Bebeği bir babanın bir oğlun kucağına veren, besleyen, oğullarını hervakit kurtaran bir arabulucudur ana. Ön dişleri kırık, seyrek bıyıklarını aşağı çekiştiren, kendini beğenmiş diri bir sestir oğul. Ağzına tıkılan parmaklarla sakinleşen, bir an önce büyümesi için üzümlerle beslenen, kavgaların sessiz tanığıdır bebek. “Tüm dünya yanlış belletmiştir halkına geçmişi,” der baba, “Bizler öğrenmeye başladık yeni yeni, sizlerinse yapacak neyiniz kaldı ki?” der oğul. Kutsal ailenin dört duvarına sinen son ses, anası odadan çıkar çıkmaz yere düşen/itilen bebeğin koca sesidir: “Baba, bana Viyana’yı kuşat; baba, bana Eflak Buğdan beyliklerini Bosna ve Hersek’i al, baba bana Kırım’ı, Kıbrıs’ı, İran ve Irak’ı al! Baba, bana taaaa Asya’nın ortasından kopup geldiğimiz yerlere gideceğim bir at al!”
(Leyla Erbil, Kutsal Aile)

1 yorum:

begüm bakirci dedi ki...

Muhtesem. Elim derhal kutuphaneye gitti. Hatirlamak gerekiyormus. Tesekkurler.