Fotoğrafım
Okuduklarım... Dinlediklerim... İzlediklerim... Aklıma takılanlar...

16 Mart 2012 Cuma

Bu yazı Verdana ile yazılmıştır!

Önemli not: Bu yazıyı gerçekten Verdana fontu ile yazdım. Ama blogdaki görüntü birliği bozulmasın diye yayınında Verdana kullanmadım. Böyle yapmak içime sinmedi, ama öbür türlüsü de güzel durmadı. Bu kafa/font karışıklığıyla, buyurunuz yazıya...


İlk gördüğümüzde bizi çarpan, etkisi altına alan bir resimle ilgili görüşlerimiz, ressamın adını ve özellikle de yaşamını öğrendiğimizde değişir mi? Bir eserin yaratıcısının özgeçmişi, o esere bakış açımızda ne kadar etkilidir? Söz konusu olan bir kitap, bir resim, bir heykel, bir filmse imzanın etkisinden uzak durmak pek olası değil galiba. Peki ya söz konusu olan bir fontsa? Bir yazı karakterinin yaratıcısı, hayatındaki kabul edilemezliklerle, o yazı karakterine, daha da ötesi onunla yazılmış metinlere bakış açımızı etkiler mi?

İngiliz heykeltıraş ve yazı karakterleri tasarımcısı Eric Gill’in, 1928’de kırk dört yaşındayken ortaya çıkardığı Gill Sans fontunun çoğu kişinin görsel hafızasında yeri vardır. Zaten çıkışının hemen ertesinde İngiltere Kilisesi, İngiliz Demiryolları, BBC ve Penguin Books tarafından kullanılmaya başlanmış. Dünya, bu sakin, kararlı ve yazıların en İngiliz’i olarak bilinen fontun tasarımcısının, kızları, kızkardeşi ve hatta köpeğiyle yaşadığı uygunsuz ilişkileri bilseydi, bakış açısı ne olurdu? Yeri gelmişken Eric Gill’in hala kullanılan on iki fontundan birini en küçük kızının adı olan Joanna’yla tescil ettirdiğini not düşeyim. Yine de bu bahsi Eric Gill’in “Tipografi Üzerine Deneme”sinden bir cümleyle noktalayalım: “Harfler şeylerdir, şeylerin resimleri değil.”


Domingo Yayınları’nın özenli baskısıyla dilimize ve elimize ulaşan “Tam Benim Tipim” sadece konuya ilgi duyanların değil, okumakla-yazmakla biraz olan ilgisi olan herkesin evinde bulunması gereken harika bir kitap. Bu noktada durup düşünmeli; okumak denen benzeri bulunmaz güzellikteki dünyaya uzak duranlar bile, yazının bir parçası günümüzde. Her gün çok sayıda elektronik postanın gidip geldiği, kişisel bloglarda istenen konularda kalem oynatıldığı, sosyal medya ortamında yorumların coştuğu, 140 karakterlik bilgeliklerin at koşturduğu bir çağda yaşıyoruz. “Tam Benim Tipim” ile ulaşacağımız bilgiler, tam da böyle bir zamanda algıyı yanıltan köpekbalıklarından uzak durmamızı sağlayacak güçte. Bu kitabı okuduktan sonra, önemli bir iş antlaşmasının metnini Comic Sans karakteriyle yazacak biri olur mu, merak ederim.

Macintosh kullanıcılarının font konusunda daha üstün oldu söylenir. Windows kullanıcıları yazı tipleri konusunda bilgi almak istediklerinde, Sıkça Sorulan Sorular’dan biri olarak “Benim için en uygun yazı tipi hangisidir?” sorusunun cevabını şöyle buluyorlar: Duruma bağlıdır. Yalnızca, kolaylıkla yazdırılan ve ekranda kolaylıkla okunan bir yazı tipi istiyorsanız, bir TrueType yazı tipi kullanmayı deneyin

Artık sorularınızın cevabı için işletim sisteminizin ukalalıklarını dinlemek zorunda değilsiniz. “Tam Benim Tipim” neşeli ve bilgilendirici anlatımı, okuru yazının dünyasına doğrudan davet eden tavrıyla bu konuda akla gelebilecek bütün Sıkça Sorulan Sorular’ı, Gutenberg’den başlayarak cevaplıyor. Hem de her bir sayfasında, yazının ve fontların yolculuğunun en şaşırtıcı maceralarını paylaşarak. Yazmanın sadece mekanik bir eylem olmadığını, algının her boyutunu gıdıklamaktan zevk alan bir yönü olduğu bilincine varmanın anahtarı olan bu kitap, sadece konuyla yakından ilgilenenlerin değil, abartmadan söylüyorum, yazıyla dirsek teması olan herkesin kütüphanesinde yerini almalı. Ayrıca Sabri Gürses’in harika çevirisiyle bize ulaşan kitapta, yayınevinin kapak içine yerleştirdiği “Yazı Karakterleri Periyodik Tablosu”nu incelemeye de doyamıyor insan.


Bundan böyle yazılarımızı hangi fontla yazdığımıza başka bir gözle bakacağız. Örneğin ben bu yazıyı artık bir “yok-font” haline gelen Verdana ile yazdım. Nedenini merak edenler, kitabın sayfalarını çevirmeye başlasınlar.

15 yorum:

Hayat_Erkegi dedi ki...

1Dehalar sapık olur, sapıklar birer dehadır1 demişti bir arkadaşım. kim olduğunu hatırlamıyorum. sadece söylediği bu cümle aklımda kalmış. ya da kimbilir belki böyle biri bile yoktu; ben uydurmuş da olabilirim. ama aklımda böyle bi cümle var ve bu yazıyı okuduğumda o cümle aklıma geldi.

Achilles Valentin dedi ki...

bu konuya merakımdan ötürü çok ihtiyacım vardı. Paylaşımınız için çok teşekkür ederim. En kısa zamanda edinmeye çalışacağım.

Güven T. dedi ki...

Yarın hemen alıyorum, teşekkürler paylaşımınız için. ;))

Mustafa Cihan DEMİR dedi ki...

Daha 10 dk evvel kendi bloguma yazdığım yazının fontunun ne olacağı konusunda kendi iç sesimle saçma bir münazara yaşamış biri olarak en kısa zamanda bu kitabı edineceğim...
Bu arada belki ilgi çeker http://mustafacihandemir.blogspot.com/

Burcu SıdkıSıyrıq dedi ki...

yıllardır blog yazarım, iflah olmaz "tahoma"cıyım.

değişiklik seven yapım yüzünden, tipten tipe girsem de, hep "tahoma"da karar kılarım.

kitap ne diyor bilmem ama bana göre,
tahoma sadedir, sakindir, biraz mesafelidir ama iletkendir :)

tunalızade gürkan efendi dedi ki...

enteresandır ben verdana yazı tipi kullanıyorum kendi blogumda (http://www.kalemsuare.com) neden olduğunu hiç düşünmemiştim ve şu an kuduruyorum. iyi yazmalar.

Yonca dedi ki...

Kitabı duymuştum ama bu yorumu okuduktan sonra acilen en yakın kitapçıya atıcam kendimi sanırım.

teşekkürler :))

Aytül dedi ki...

1) Yazıyı okudum,
2) Word açtım,
3) Bütün fontları denedim de denedim,
Sonuç; kitabı almalıyım.

Lacrimarosso dedi ki...

Bu çok güzel ve bir o kadar da özel bir kitap tavsiyesi.

El yazılarının insanların karakterlerini yansıttığına olan inancım, fontlar için de geçerli olmuştur hep.

Dönem dönem değişik fontlar kullandım yazışmalarımda ve gerçekten yazdıklarımı en iyi şekilde ifade edecek fontlar seçtiğime de inandım. Gerek mesleki gerekse şahsi deneyimlerimde fontlar hep ilgimi çekmiş, fakat özel olarak oturup incelememiş ve araştırmamıştım. Eski bir grafik tasarımcı olarak bu kitap haberi beni çok heyecanlandırdı.

Sayenizde kitabı bugün edindim ve ilk iki bölümü soluksuz okudum.

Çok teşekkür ederim. :)

Lali Berte dedi ki...

Lacrimarosso'ya katılıyorum, yazılar, yazıların fontları, renkleri hep insanların karakterleri hakkında bilgi verir. Babamın el yazısından karakter tahlili yapan bir arkadaşı vardı, aklıma o geldi.

Bir de verilmek istenen duyguya dair fontun bir türlü bulunamayışı var, kendi blogumda da fontlarla ilgili epey sıkıntı yaşadım, bu iki yere ayrı font atanabilse diye hayıflandım.

Şimdi ise merak içindeyim!

Mehmet dedi ki...

macintosh için yazı fontu çok önemlidir özellikle steve jobs ilk dönemlerde yazı fontunu daha yumuşak ve güzel bir hale getirmek istiyordu biliyorsunuz kendisi tasarım konusunda oldukça mükemmeliyetçi bir kişilik

emre demir dedi ki...

merak ediyoruzz :)

rory dedi ki...

Bu kitabı yeni okumaya başladım,dolayısıyla içeriğni bilmediğim bilmediğim için şimdilik bununla ilgili yorumu yapamam.Ama eminim ki kitabı okuyup bitirdikten sonra yeni bir font seçiçem(yaratıcısını dikkate alarak).Gill Sans fontunun yaratıcısı hakkında bu bilgiyi öğrenmek beni bu fontta tamamen uzaklaştırdı.Yani dünyada en basit şeylerde bile kimin yarattığı,bulduğu,keşfettiği çok önemliymiş.

Evra dedi ki...

Tam da ihtiyacım olan kitap! Harikasınız:) Teşekkürler...

ŞEYMA ERDOĞAN dedi ki...

Önce bir kaligrafi merkezi'nin önünden geçip gözümün takılması, şimdi de bu öneri ve keyifli yazınız. Font'lar ve "işaret"ler önemli. Sonuç; kitap alınacak:) Ayrıca blogumda her yazı için içeriğine ve duygusuna göre yazı karakteri seçme durumumu farkettim. Yine de en çok georgia'yı tercih etmişim.Kişilik analizi noktasını değil de yaratıcısının hikayesini merak ediyorum şu an. Bu kesin;) sevgiler