Fotoğrafım
Okuduklarım... Dinlediklerim... İzlediklerim... Aklıma takılanlar...

7 Şubat 2012 Salı

Nabokov'un Ciddiyeti


Vladimir Nabokov’un kelebeklere olan tutkusu bilinir. Bu konuda yıllarca kendini eğitmiş ve uzmanlaşmış. Öyle ki, iş Harvard Üniversitesi'ndeki Zooloji Müzesi'nde pul kanatlılar bölümünün küratörlüğünü yapmaya kadar uzamış. Kelebkeler bahsi açılınca Nabokov’un mavisinin ayrı bir anlamı var; üstat 1945 yılında Polyommatus Blues (Çokgözlü Mavi) olarak bilinen bir kelebek türünün evrimi üzerine bir hipotez geliştirmiş ve bu kelebeklerin milyonlarca yıl boyunca Asya'dan Amerika'ya dalgalar halinde geldiğini ileri sürmüş. O zamanlar ciddiye alınmayana bu tez, son on yılda ciddiyetle inceleniyor ve Nabokov’un hakkı teslim ediliyormuş. Buradaki anahtar kelime: ciddiyet. Nabokov’un, kelebek tutkusu yüzünden zamanın önde gelen edebiyat alimleri ve medyası tarafından “bıyık altı gülüşlerine” maruz kaldığı da biliniyor. Ne o öyle, üstünde şort elinde kepçe, kırda bayırda koşmalar?

Nabokov’un olağanüstü “Nikolay Gogol” çalışmasını okurken, üstadın bu bakış açısına Gogol’ün kurmaca-gerçek hayat hikayesi ve eleştirel değerlendirmesi üstünden verdiği cevapları aradım satır aralarında. Özellikle Gogol’ün kariyeri boyunca her edebi sarsıntı sonrasında bulunduğu şehri alelacele terk etmesi üstüne yorumlarında. Zamanının eleştiri kurumlarına karşı kendi kurmacasına kılıf ördüğü notlarda. Okurla eserin dışında bir iletişim kurmaya çalıştığı açıklama metinlerinde. Ve daha da önemlisi kimi tarihi gerçek olan kimi Nabokov’un yorumu olan bu olayların kitabın alaycı bütününde yer alışında.

Ciddi insanlar, eserin varlığından ötesine geçerek yazarın varlığını deşmeye başlar. Nabokov’un kendi deneyimleri de buna işaret eder sıklıkla. Kurguya göz kırptığı ama kalemi sağlam bir edebiyat eleştirmeni olduğu gerçeğini de hiç unutturmadığı “Nikolay Gogol”de, efsanevi kelebek avcısı bu “burnubüyük ciddiler korosu”na da kepçesini sallıyor. Sadece Gogol’ü değil, Rus edebiyatını ve hatta daha da ötesi edebiyatın dinamiklerini anlamak için kaçırılmayacak bir okuma şenliği ortaya çıkıyor böylece. Özellikle “Müfettiş” ve “Ölü Canlar”ın yapısalcı değerlendirmelerinde, okuma bilgimizi tekrar sorgulamamızı sağlıyor Nabokov. Zaman kaybetmeden okumanızı öneririm.

Kağıt üstünde hoş dursa da anlamı zorlama bir sözle noktayı koyuyorum: Bayanlar baylar, edebiyatı, ciddi insanları ciddiye almayacak kadar ciddiyetle seviniz.

5 yorum:

nini dedi ki...

Okuyacağım...

zorlama söz dediğiniz çok yerinde olmuş!

KIRMIZI FULAR dedi ki...

Baskı kalitesinin de hakkını teslim etmek gerek. Kim bilir, belki de İletişim senelerdir ihmal ettiği Toplu Hikayeler'in ikinci cildini de aynı lezzetle pişiriyordur.

annebakblogyazdım dedi ki...

son cümlenizi bir yerlere asmalı...sevgiler.

Adsız dedi ki...

Meandshadows dedi ki;
Edebiyatı, ciddi insanları ciddiye almayacak kadar ciddiyetle seviyorum. Demek bu yüzden edebiyatı, ciddi insanları ciddiye almayacak kadar ciddiyetle sevenler tarafından ciddiye alınmıyorum. Bu durumda meandshadows ne yapsın? (Emma P.gibi zikzak mantık çizmeye başladım galiba.)

NourCan dedi ki...

Elbette gülerler. Redingotla partilerde, takım elbiseyle lokallerde, kadife ceketle barlarda ahkam kesmeliydi. Racon bu!
Ciddiyim!