10 Kasım 2011 Perşembe

Birinci Tekil Şahıs.08

Ben bir odayım, hiçbir eve ait olmayan.

12 yorum:

Funda Gökalp dedi ki...

Ait olamamanın en büyüğü ne ise dün gece onu yaşadım
Şimdi burayı okuyorum
Şaşkınım.

simurg dedi ki...

Ben ise bir kapiyim , hiçbir yere açılmayan

beyaz bahçe dedi ki...

öykü'den öykü çıkaranların öyküsü :

'Tom Waits- Dead and Lovely' çalıyordu ..
ve ben bir ölüydüm ; mezartaşı henüz yazılmamış..

gezgin dedi ki...

Sözün özü yalnızlık. Kapı açılmıyor olmaktan, kolunda pas bağlamış. Kapıdan çıkmaya kalksam, elimi atsam koluna, yerim, yönüm yok. Konuk ağırlamak istesem, yerimin tarifi yok.

Evra dedi ki...

Zihnimin odasıyım ben zira... Kapım, pencerem ardına kadar açık; sonsuzluğa uzanan...

Etkin Fare dedi ki...

Bir Japon doktorum, gönüllü olarak hayatta kalamayan.

Puffin dedi ki...

Evet ben bir odayım ,kendine has güzelliği olan ama hiçbir yere ait olmayan ,olamayan, belki kimseye bağlanmayan,bağlanamayan..belki de bağlanıcak birini bulamayan..

7sayfa dedi ki...

Peki ama nasıl bir oda ?

Adsız dedi ki...

bense bir uğur böceğiyim benekleri olmayan...

zeynep dedi ki...

bir sobayım ben, borusu olmadığından kış günü dumanını kendi içine savuran. (oda'nın çağrışımıyla bu kez: soba)

fazilettekin dedi ki...

Yolun kıyısındadır odası. Akşam üzerleri, güneş alçalıp da hafif bir serinlik insanın yüzünü okşamaya başlayınca sandalyesini alıp çıkar dışarı. Odası Kaşık Adası’nı görür. Denizin kokusunu içine çeker. Sigarasını yakar. Gelen geçene bakar. Ben geçerim her akşam üzeri. Her akşam üzeri gözü gözüme değmez belki ama benim gözüm ona değer. Merak ederim bu genç ve yalnız adamı. Ben yalnız adamları merak ederim hep. Ama babamın yalnızlığından farklıdır her biri. Bilirim. Hiçbiri benzemez ona. O yaşasaydı mesela bu odada, böyle yolun ortasına saldalyesini çıkartıp oturmazdı. Hem sonra bir süre sonra selamlaşmazdı da benimle. Birini her gün gördüğünde, tanır mısın onu? Üzülür müsün haline? Düşünür müsün ne yapar bu odada, ne yer ne içer, kimi kimsesi var mıdır, korkar mı, bir kadını sevince ne der ilk, çocukken annesi onu sevmiş midir, bisikleti olmuş mudur küçükken, sahi bir annesi var mıdır, özler mi onu? Ben düşünürüm. Merak ederim. Yalnız adamların evleri olur mu?

Derya dedi ki...

Her eve burada benim bir yerim var mı, diye bakardım eskiden. Birileri bana sığınmak istiyordu, ben bir eve. Bir eşiğe geldiğimde anladım ki bende kimseye yer yokmuş; bana hiçbir evde.