Fotoğrafım
Okuduklarım... Dinlediklerim... İzlediklerim... Aklıma takılanlar...

26 Temmuz 2011 Salı

Günden Kalanlar.30

• Ege’nin rüzgârıyla savrulduğum bir tatil. Kısa ama güzel. Bir yel değirmeni huzuruyla dönüp durdum bir karaya, bir denize doğru.


• Tatil dönüşü “Cumartesi” yayını için son hazırlıkları yaparken öğrendik haberi; Amy Winehouse evinde ölü bulundu. Cumartesi ekibinden Emrah, Burcu, Sertan ve ben masadaydık. Öyle kalakaldık bir süre. Ne yapacağımızı bilemedik. Toparlanır toparlanmaz program akışında bir değişiklik yaptık. O bir saatlik süre nasıl geçti bilmiyorum ama sonuçta Amy için özel bir bölüm yapmayı başardık. Tuğrul Eryılmaz stüdyoda, Cem Yegül telefon hattında. Apar topar evdeki Amy DVD’sine ulaşıp, oradaki görüntülerden destekle. Gerçekleşmeyen İstanbul konserinin bileti, bir vedanın hemen öncesinde yazılmış mektup gibi duruyor çalışma masamda.


• Aynı gece, yayın dönüşü eve geldiğimde Birhan Keskin’in mesajıyla öğrendim. Şair Didem Madak, henüz 41 yaşında bu dünyadan ayrıldı. “Zenciler prensesi olacağım / Hayat işte asıl o zaman başlayacak” diyen o yaratıcı insan yok artık. Hayat denen şiirin en güzel dizelerinden biri yok artık. Büyük bir boşluk, büyük bir hüzün.


5 yorum:

BAYKUŞ GÖZÜYLE... dedi ki...

İki ölüm de genç ve başarılı varlıkların kaybı...Sadece üzülebiliyoruz,anılara bağlanıyoruz.

beenmaya dedi ki...

ne çok eksiliyoruz son zamanlarda ne çok ve ne acıya acıya...

Evra dedi ki...

İki güzel insan da, gittikleri yerde umarım daha "huzur"lu ve "mutlu" olurlar.
Amy'nin ölümünün ardından "su testisi su yolunda kırılır" yorumunu yapma hakkını bulanların, hiç bir zaman "devleşemeyecekleri" ne kadar da açıktır yazık ki!
Ve o yorumu yapanlara naçizane bir çift sözüm var: "ölenin arkasından böyle konuşulmaz, yoksa size öyle öğretilmedi mi?"

immo guitti dedi ki...

Ray Charles, Amy'yi karsilamis midir ya da oyle bir sey var midir? Ya da bu "gidenler" nereye gidiyorlar böyle? Daha kac kere bu böyle sürecek, "son yolculuguna ugurlandi" diye? Gidenler, bir kez olsun haber veremez mi? Hakan Günday'in Piç'te yazdigi gibi gidenler benim icin de hep bir "kapiya" dönüstü. Daha ne oldugunu anlayamadan sirtlarini dönüp gittiler. Hayatimiza girerken de, hayatimizdan giderken de izin almiyorlar. Belki de büyütmemek gerekiyor, sadece gidiyorlar, hepsi bu...

7sayfa dedi ki...

Ne demis sair(Y.E);
Gulusum Sivas yangini, aglarsam kizma, olmek bile yakisiyor bazi adama...

Olum bile yakisti bu iki insana, her ne kadar acitsa da icimi(ustelik ayni anda).