7 Haziran 2011 Salı

ÇevBir'in Mektubu



Ülkemizde müstehcenlik bahane edilerek kültür yaşamına hukuk dışı müdahaleler devam ediyor.

Nisan ayında William S. Burroughs'un Yumuşak Makine adlı romanının yayıncısı ve çevirmeni aleyhinde açılan davanın şoku devam ederken, İstanbul Basın Savcılığının geçtiğimiz hafta, Funda Uncu tarafından çevrilen ve Ayrıntı yayınları tarafından yayımlanan Chuck Palahniuk'un"Ölüm Pornosu" adlı kitabı hakkında müstehcen öğeler içerdiği bahanesiyle yeni bir soruşturma başlattığını ve daha önceki örneklerde görüldüğü gibi, kitabın incelenmek üzere bilirkişi olarak seçilen Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu'na gönderilerek bir rapor alındığını öğrenmiş bulunuyoruz.

Porno kaset, dergi, kitap türünden yayınları denetlemek üzere kurulan Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu, ilgili kanunun 6. maddesinde açıkça belirtilen "Fikri, içtimai, ilmi ve bedii kıymeti haiz olan eserler bu kanunun şümulünden hariçtir" ifadesine rağmen açıkça yetki aşımına girerek Ölüm Pornosu hakkında kitabın halkın ar ve duygularını incittiği, cinsel arzuları istismar eder nitelikte olduğu, Türk Ceza Kanunu'nun 226.maddesini ihlal ettiği, dolayısıyla müstehcen bulunduğuna dair görüş belirterek kitabın edebi bir eser olduğunu reddetmiş ve yayıncının ve çevirmeninin yargılanması için kapıyı açmıştır.

Kültür ve sanat alanında dolaşıma giren ürünlerin, edebi veya sanatsal nitelikleri hakkında hükme varacak olanlar, sanatçılar, edebiyatçılar, okurlar ve nihayet sanat ve kültür tarihçileridir. Edebiyat ve sanat eserlerinde cinsellik öğesininin bulunması veya kullanılma düzeyi, yasalarla veya devlet memurlarının ahlak ve beğeni anlayışlarıyla belirlenebilecek olgular değildir. Bunlar genelde sanatın ve edebiyatın, özelde sanatçının ve yazarın özgürlük alanına giren konulardır. Toplumda farklı kişilerin veya grupların farklı sanat ve ahlak anlayışına sahip olmaları bu özgürlük alanını yok edemez. Bu nedenle Basın Savcılığının, Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulunu kendisine aracı kılarak ortaya koyduğu baskıcı uygulamaların düşünce ve ifade özgürlüğünü kısıtlama adımları olduğunu açıkça vurgulamak istiyoruz. Çocuklarla ilgisi bulunmayan ve çocuk kitabı olarak satışa sunulmamış edebiyat yapıtlarının, çocukları koruma adına hukuk dışı gerekçeler üretilerek yargı konusu yapılmasını şiddetle kınıyor, hükümetlerin ve devlet kurumlarının sanat ve edebiyat eserlerinden ellerini çekmesini, keyfi müdahaleleri engelleyecek gerekli yasal düzenlemelerin bir an önce yapılmasını talep ediyoruz.

Ölüm Pornosu'nu çeviren meslektaşımız Funda Uncu'nun ve yayınlayan Ayrıntı Yayınlarının dava sürecinde yanlarında olduğumuzu bildiriyoruz.

ÇEVBİR

10 yorum:

Vladimir dedi ki...

Çok korkunç kısıtlamalar bunlar, üzülüyor ve korkuyoruz.

Adsız dedi ki...

Chuck Palahniuk tüm kitaplarını okuma amacıyla bu kitabı 3 hafta önce aldım(tıkanma, dövüş kulübü, gösteri peygamberlerini okudum). Kitaba yüzeysel ve sığ bakış açıyla bakılırsa pis bir kitap yazarın tüm kitapları gibi. Ama kitabın içinde insani duygularda anlatılmaktadır. Zaten yeraltı edebiyatı ve Chuck Palahniuk'ın stili ahlak, örf ve adet, din... gibi tabu olan şeylere her zaman kendi hayal/gerçek dünyasında ağır dille eleştirir. Kitabın satılmasına onay verip çevirmeni, yayın evini suçlamak saçmalamanın en güzel örneğidir. Nazi dönemi filmlerinde izlediğim yasaklanan gazete, kitap, radyo yayınları 21.yy da görmek şaka olsa gerek. Malesef Metallica şarkısı gibi Sad but true.

Syrakusa dedi ki...

Bayılıyorum bu ülkeye ve insanlarının mantıklarına. 1975-1985 arasındaki sansür kurulu ile bugün arasında hiç fark yok.
Bundan dokuz yıl önce de bu ülkede denetleme vardı. Ama böylesi bir dikta denetçiliğini 31 yıl önce bitirdik sanıyordum. yanılmışım. Artık medeni bir ülkede değil, örfçü ananeci bir zihniyet coğrafyasında yaşıyoruz. Destekleyenler utansın.

aysema dedi ki...

Daha neler göreceğiz kimbilir? Sustukça sıra teker teker herkese gelecek... Dur! diyebilecek miyiz?

blogmame.com dedi ki...

Adres: http://www.blogmame.com/2011/06/blogger-ve-blogspot-yarsmas.html

Merhaba;

Blog sayfamda uygulamakta olduğum blogger ve blogspot blog yarışmasında sizide aramızda görmekten mutluluk duyarım. Katılımınız bizi onurlandırır. Çokta olsa azda olsa blog sayfanızın tanıtımını yapabiliyorsak bu çalışmayla ne mutlu bize…

Saygılarımla…

vitvit dedi ki...

kimse yazdıkları yüzünden yargılanmıyor diyen iktidar bunu hangi kılıfa sokacak? tabiki çocukların fiziksel,zihinsel,ahlaki,duygusal vb gelişimlerini engelleyici etkenler bulacaktır yine. zaten yeryüzünde çocukların gelişimlerini engelleyici, tüm kötülüklerin anası cinsellik.

herele dedi ki...

Bu kadar saçma bir muamele görmedim. Çok severek okuduğum yazarın kitabının toplatılmasının gündemde olmasına mı üzüleyim yoksa sadece işini yapan kişinin gördüğü muameleye mi? Bu 'Koruma Kurulu' acaba Palahniuk'un diğer kitaplarını incelediler mi? Her kitabı birbirinden daha rahatsız edici; daha aykırı. Onların mantığına göre bakacak olursak bütün kitaplarının toplatılması gerekir. Çünkü sisteme aykırı, çünkü düzeni reddediyor; alışılmışın dışında. Sırf kitabın adından dolayı 'Sen bunu nasıl çevirirsin?' diye kitabın yazarını suçlamak nasıl bir kafa yapısıdır cidden çok merak ediyorum.

aprile dedi ki...

kitabı okumaya başladım, en doğrusu almak ve okumak...

Mia Wallace dedi ki...

Adeta şoktayım! böyle bir saçmalık nasıl olabilir?

Özellikle Funda Uncu'nun her zmaan yanındayız. Harika bir çevirmen.

Onun güzel dili sayesinde yıllardır Chuck okuyorum ama sanırım bu da yarıda kesilicek ve en sevdiğim yazarın kitaplarını okuyamicam..

Gerçekten harika bi ülkede yaşıyoruz.. Rezalet!

Adsız dedi ki...

Bir Chuck Palahniuk hayranı olarak(edebi dilini çok seviyorum) bu tür kısıtlamaların hiçbir yere varamayacağının bilincindeyim. Söz konusu roman Chuck Palahniuk'un en müstehcen kitabı.Adından da anlaşıldığı üzre porno sektöründe dönen olaylardan bahsediyor ve bu sektörde çalışan insanların duygusal durumları,kişilikleri, neler hissettikleri....vs üzerinde durmayı da ihmal etmiyor. Bu nedenledir ki müstehcenlik olmazsa olmaz bu kitapta. Chuck Palahniuk herkesin yazarı olmak zorunda değil, lütfen artık kimse neyi okuyup okumayacağımıza karar vermesin...İnsanların özgür olmasından bahsediliyor ancak okuduklarını özgür bırakmamakla kim tam anlamıyla özgür olmaktan bahsedebilir ki...