16 Şubat 2011 Çarşamba

Gülgeç'e Veda


Az önce İsmail Gülgeç’in öldüğünü öğrendim. Çocukluğumun çizgileri geçti gözümün önünden. Bir zamanların Milliyet Çocuk dergisinde öyle görkemli bir İnce Memed çizmişti ki, Çukurova onun fırçasının ucunda kazınmıştı hafızamıza. Çocukluğumun bu önemli figürü, bir süredir de aile dostumuzdu. En son Kitap Fuarında karşılaştık. Kitabımı okuyamadığı için üzgün olduğunu söyledi; öylesine kibar bir insandı ki. Hemen bir tane imzalayıp verdim, okuyup okuyamadığını bilemiyorum. Çünkü uzun süredir hastalıkla boğuşuyordu. Sonunda kalbi bunca acıya, derde dayanamadı.


Çizerliği üstüne de bir şeyler söylemeli elbette. Yarattığı karakterler, bant dizileri, ödülleri. Ama yumuşacık bileğine ve desenlerine şapka çıkarmaktan ötesi gelmiyor şu anda içimden. O kendinden şiirli soyadında olduğu gibi gülüp geçemiyoruz her şeye… Selam olsun sana Gülgeç!

4 yorum:

Nehire dedi ki...

Yaşam yolunda sevdiğimin bir insan daha ölümsüzleşti,saygılar değerli usta İsmail Gülgeç..:(

kentsoylu dedi ki...

güçlü venitelikli bir mizhçıydı...
bir de adnan satıcıyı anımsatmak isterim..4.ölüm yıldönümünü andık..

aysema dedi ki...

Kişiler geçici yapıtlar kalıcı... Gülgeç, dünyamıza hoş bir ses bırakarak gitti. Unutulmazlar arasında yerini aldı. Huzur içinde uyusun...
Bu arada, torunumla sizin "Burun" adlı masalınızı severek okuduğumuzu belirtmek isterim. Bugün blogumda ondan söz ettim efendim. Sevgilerimle...

Hande Dilek AKÇAM dedi ki...

Ölmeden 2 gün önceydi. Elime ilk zamanlarında çizdiği bir eskiz defteri geçti kadıköyde bir sahafta. Baktım çizgi film çizgi denemeleri vardı. İçimden "bu defter mizah müzemizde olmalı bende değil" dedim. Ben defteri satın alamadım ama ölüm haberini aldım 2 gün sonra... burkuldum... Ölümünden sonra o defterin hemen satıldığını duydum. burkuldum..Ama arkasında bıraktığı onca güzel çizgiyle yaşadığını biliyorum. Umarım bende onun gibi "iz" bırakarak terk ederim bu dünyayı...
Sevgiler...
Hande dilek Akçam