26 Mart 2010 Cuma

Aşk mı? O da ne?



Beklenmedik bir an’da, bir kitapla yaşadığın şaşırtıcı buluşma. Kütüphanede, rafta, çalışma masasında öylece durmakta seni beklediğini bilmeden; zaten sen de farkında değilsin yaşanacakların. Karşılaşıyorsunuz. O senden daha cesur, sınırları yok. Sonrası kendiliğinden geliyor. Mutlusunuz. Hepsi bu.

18 yorum:

Evren dedi ki...

"Aşksa olur demiştim bir keresinde...
Planlamazsın, üzerine düşünmezsin, düşlemezsin...
Sen farkında değilsindir ama aşk yola çıkmış geliyordur, evde yokum diyemezsin...
Yaşarsın sadece...
Aşk... mı?
İtirazım yok, olursa olur...
Olmazsa...?
Şu kısacık ömre sığan anlardan bir senaryo yazarım kendime..."
yazmıştım bir seferinde, sonrası aşktı, kendiliğinden geldi. Mutluyum. Hepsi bu!

Burcu Yıldızer dedi ki...

Doğru. Mutlu. Hepsi bu.

sihirli kurdele dedi ki...

hele ki kaçak aşkların verdiği heyecan... aydında lise öğrencisiyken daha, girdiğim marketin (ozamanlar aydının en büyük süpermarketi 2m li bir migros) kitap reyonunda karşılaştım onunla, akşam saatleriydi, elime aldım evirdim çevirdim, rafına geri koydum. dayanamadım bir daha aldım elime, arka kapak, ön kapak, derken başladım okumaya oracıkta... cok zaman geçiremeden onunla, saat aklıma geldi. seni şimdilik satın almaya vaktim yok dedim, yuvasına bıraktım kitabı. aradan zaman geçti. aynı markette aynı yerinde buldum onu. merhaba dedi bana... nerelerdesin? önceki sefer bıraktığım yerin biraz gerisinden başladım okumaya... gene akşamdı ve acelem vardı. birkaç sefer aynı durum... beni orda beklemesi, hikayeyi yavaş ve tekrar yaparak takipetmek... evimdeki kitaplardan daha degerliydi. birgün geldiğimde yerinde yoktu. görevliye sormadım elinizde var mı diye... çıktım ordan. hala bilmem "beatrice'den sonra birinci yüzyıl"ın sonunda neler olduğunu...

plndurukan dedi ki...

Tam da şu anda bir aşk yaşarken duygularımı ifade etmem için fırsat doğması, ona daha dokunmadan sırlarının önüme dökülüvermesi gibi bir tesadür mü yine..
Bütün satırlarını yazmak istiyorum, incecik sevgilimin son sayfasını görmek istemiyorum ama bir yandan da sayfalarını çevirmekten kendimi alamıyorum..
Daha görmeden sevmiştim ben zaten onu, elime aldığımda biliyordum onun diğerlerinden farklı olacağını..
Ben artık onun "Küçük Prensesiyim"...

http://plndrkn.blogspot.com/

Nurdan'dan dedi ki...

süpermiş ...

engindenizduray dedi ki...

aşıklar

ulan şu aşıklar
ne aşağılıklar
bakterimidir parazit mi
bir acayip varlıklar
tenya gibi oradan oraya bulaşırlar
bir ilaç bulunsa da yok olsa şunlar
işe yaramazlar
laf anlamazlar
aşıklar

engindenizduray dedi ki...

meşgulüm

seninle öylesine meşgulüm ki
futbol da tat vermiyor
siyaset de
kadın da

sen olmasan zaten
umurumda olmazdı
memleket de vatan da

engindenizduray dedi ki...

baloncuk

halkalı çubuk aynı
köpük aynı da
sen nasıl bir baloncuksun

sayısız baloncuk üfledim
senden sonra da
sen hala atmosferdesin

Hasan Türk dedi ki...

işte bir paragrafta mutluluk, bir kitapla yaşanalıcak olanın bir paragrafta tarifi.

Silver Plate dedi ki...

Aşk, ona sahip olunana kadar yakan, sahip olduktan sonra da rüzgar hızıyla uzaklaşan, o an'a dek mutlu eden, o an'dan sonra biraz sarhoş edip ayıldığınızda geriye sadece mide bulantısı ve baş ağrısı bırakan kimya-biyoloji ve hormonlar topluluğudur.
Tüm güzelliklerin efendisidir. Bir kitapta, bir tabloda, bir şarkıda, bir şiirde ve en olası başka bir tende sizi yakalar. O ten ki; tuzuyla sizi kavurur. Ağzınızda kalan tuzlu tat, en derin okyanusların karanlığında kaybolmaktır.
Kum saati ayrılıkları gibi tozlar tozlara karışıp, gider...

NourCan dedi ki...

Zaten okumak biraz kendimizi akıntıya bırakamamaktan ve biraz da akıntının bize getiremediklerinden ibaret değil mi?

tuğba çelik özer dedi ki...

Bir Kadının Bir Şiir Kitabına Duyduğu Aşkın Gelişim Evreleri.

Sahne I.
Kadıköy’de bir sahafta buldu onu. Sarı,soluk, hafif.Ellerinin arasına sığıveriyordu, küçücük. Melih Cevdet Anday. (1956) Yanyana. İstanbul:Yeditepe Yayınları.
Yüzünü hatırlamadığı sahaftan satın aldı onu. Üçe mi beşe mi aldı, onu hatırlamıyor, bunu hatırlamaya kıymet vermiyor. Aşkın ederi olmaz ki!

Sahne II.
Kadın acundaki kitaptan ilk şiiri okudu.

GELECEK
Protohippus atın ceddi
Dinothorium filin ceddi
Biz insanın ceddi...
GELECEK MUTLU İNSANIN

Geriye kalanları okumayı, Kadıköy- Eminönü vapuruna bıraktı.

Sahne III.
Ocak ayı. Vapurun başında esaslı bir rüzgar. Kadın saçları rüzgarda, avuç içini açtı. Okudu.

Faltaşı,Nerden Çıktı,Bize Bağlı, Yan Yana, Kapı, Akıncı Ruhlar yahut Çalışan Kazanır. Bilmeceler: Hiroşima, Atom H,Ölüm, Barış. Güzel Düş: Köyde Başka, İto, Kundura Boyacısına Kiraz Ağacına Çingene Kızına Dair. Güzel Düş: Anı, Ant, Olsun da Gör.

Okumayı bitirdi kadın. Vapurdan indi. Başkacaydı İstanbul şimdi. Yaşamak başkacaydı.

Sahne IV.
Okumak bitti. Aşk bitmedi.

Sahne V.
Kadın "Yanyana"yı rafa koydu. Her aradığında onu bulmak istedi… Bazen gözden kaybolur "Yanyana. Öyle küçük ki! Ama kadın onu raftan alıverirse, avucunda açarsa onun kapağını; bir rüzgar eser başında kadının, bir deniz havası eser kadının yüzüne. ilk günkü gibi olur her şey...

Sahne VI.
Her aşk, bir hikaye ister; bir çağrışımla anlattırıverir kendini ansızın. Kadın bir yazı okur. Bir aşk hikayesi anlatmaya karar verir. "Bir kadının bir şiir kitabına duyduğu aşkın gelişim evreleri" üzerine.

Obsesif Kompulsif dedi ki...

Küçük bir zaman diliminde değişebilir ya birden hava durumuna inat tüm ruh halin ,işte öyle bir anda yaşanılası en güzell duyguların cesur hareketleri serpiştirir sayfalarını teker teker yeni açılıcaklara öylece mutluluklara...

Adsız dedi ki...

Mevlana der ki: "Aşk; topuklarından etine kadar işlemiş bir nasırdır,ya CANIN ACIYA ACIYA ADIM ATACAKSIN yada CANINI ACITA ACITA SÖKÜP ATACAKSIN... Her iki yolda da, tek bir gerçek olacak; CANIN ÇOK AMA ÇOK ACIYACAK!!"

Adsız dedi ki...

aşk bir kitap,bir sarımsak dişi,bir muhabbet kuşu gagası ama ama kesinlikle aşk bir kadın değil çünkü;Aşkın çeşitleri var doğrudur;Yasak aşk,platonik aşk vs vs ama ben acı veren bir aşk olduğuna inanmıyorum.Kadınsa işte bu yüzden aşk değil.Acıdan aşk olmaz çünkü.

ozlem dedi ki...

mutlusun,endişelisin, mutsuzsun, sevinçlisin,aci hissediyorsun.. hepsi bu.

Adsız dedi ki...

Ask , buyuk bir tarif tasiyan tarifsizliktir aslinda..Istemessin gelir calar kapini,istersin bu sefer de terkeder seni..yani sacmaliktir..Buyuk mutluluklar yasatan,zira buyuk mutluluklar goturen bir sacmalik...

Nehire dedi ki...

Aşk ise aşk,
Gelse ne olur,
Gelmese?
Sorgusuzca
Yüreğimde...dedi,kalemim.Sevgiyle kalın...